DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/10/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan faturalı alacağının tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, takibin haksız ve dayanaksız olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı vekili karşı davasında, taraflar arasındaki 15/03/2014 tarihli sözleşmede ürünlerin kararlaştırılan tarihten geç teslim edildiğini, geç teslimden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını, gerek uğranılan zararlar, gerekse...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/2201 Esas KARAR NO : 2019/2154 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2017 NUMARASI : 2015/106 2017/166 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/10/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan faturalı alacağının tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, takibin haksız ve dayanaksız olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı vekili karşı davasında, taraflar arasındaki 15/03/2014 tarihli sözleşmede ürünlerin kararlaştırılan tarihten geç teslim edildiğini, geç teslimden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını, gerek uğranılan zararlar, gerekse sözleşmede kararlaştırılan gecikme bedelinin tazmini için işbu karşı davayı açmak zorunda kaldıklarını bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 63.299,00 TL tazminat ve 51.202,00 TL cezai şart olmak üzere toplam 114.501,00 TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir. Davacı vekili, cezai şartın tek tarafı bağlayacağı yönünde sözleşmede açık bir hüküm bulunmadığını, yine detayının da yer almadığını, taraflar arasındaki sözleşmede teslim tarihinin 15/03/2014 tarihi olarak kesin vade ile belirlendiğini, ticari hayatta gecikmelerin olduğunu, davalı-karşı davacının temerrüt durumunda akdin ifasından vazgeçerek akitten dönme ya da zararının giderilmesi gibi seçimlik haklarını kullanmayarak gecikmiş ifayı kabul ettiğini bildirerek karşı davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacının davalıdan 52.348,21 TL alacaklı olduğu, bu hususun davalı ticari defterlerinde de yer aldığı gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 52.348,21 TL üzerinden iptali ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karşı dava yönünden ise davalı-karşı davacının kendi edimini yerine getirmediğinden cezai şart kapsamında tazminat isteyemeyeceği, fazladan nakliye ücreti ödediğine ilişkin iddiasını da ispatlayamadığı gerekçeleriyle karşı davanın reddine karar verilmiş, kararı davalı-karşı davacı vekili istinaf etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili istinaf sebebi olarak; mahkemenin cezai şart isteme koşulunun gerçekleşmediğine ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığını, mahkemenin belirttiği kuralın karşılıklı ve sıralı edimlerin ifası halinde geçerli olduğunu, somut olayda karşılıklı edimler değil, birbirinden bağımsız hukuki sebeplerle doğan borçların söz konusu olduğunu, müvekkilinin...