260 sayılı Ek İlamın 2’nci maddesiyle; ... A.Ş. İş Ortaklığı yüklenimindeki ... $ ihale bedelli “... (... Geçişi Hariç) Yolu İnşaatı İşi”ne ait sözleşmede; “sözleşme birim fiyatı” nın 2 Ocak 1997 tarihli T.C. Merkez Bankası alış kuru üzerinden hesaplanmış ABD Doları olduğu, “uygulama yılı birim fiyatı” nın ise her bir uygulama yılının 2 Ocak tarihli T.C. Merkez Bankası alış kuru üzerinden hesaplanmış ABD Doları olduğu ifade edilmesine rağmen; Birinci keşif, sözleşme bedeli ve sözleşme birim fiyatlarının tespitinde 2 Ocak tarihli kur olarak, 3 Ocak 1997 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan T.C. Merkez Bankası alış kuru esas alınmışken, uygulama yılı birim fiyatlarının tespitinde ilgili yılın 2 Ocak tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan T.C. Merkez Bankasının 31 Aralık tarihli alış kurlarının esas alınması sonucu oluşan ... ABD Doları kamu zararının tazminine karar verilmiştir. Sorumlu...
Konu: Hatalı Döviz Kurunun Kullanılması 260 sayılı Ek İlamın 2’nci maddesiyle; ... A.Ş. İş Ortaklığı yüklenimindeki ... $ ihale bedelli “... (... Geçişi Hariç) Yolu İnşaatı İşi”ne ait sözleşmede; “sözleşme birim fiyatı” nın 2 Ocak 1997 tarihli T.C. Merkez Bankası alış kuru üzerinden hesaplanmış ABD Doları olduğu, “uygulama yılı birim fiyatı” nın ise her bir uygulama yılının 2 Ocak tarihli T.C. Merkez Bankası alış kuru üzerinden hesaplanmış ABD Doları olduğu ifade edilmesine rağmen; Birinci keşif, sözleşme bedeli ve sözleşme birim fiyatlarının tespitinde 2 Ocak tarihli kur olarak, 3 Ocak 1997 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan T.C. Merkez Bankası alış kuru esas alınmışken, uygulama yılı birim fiyatlarının tespitinde ilgili yılın 2 Ocak tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan T.C. Merkez Bankasının 31 Aralık tarihli alış kurlarının esas alınması sonucu oluşan ... ABD Doları kamu zararının tazminine karar verilmiştir. Sorumlu Gerçekleştirme Görevlisi ... (Yol Yapım Başmühendisi) tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde [Aynı İlam maddesine ilişkin olarak temyiz talebinde bulunan Gerçekleştirme Görevlisi ... (Yol Yapım Şefi) tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde de tamamen aynı olmak üzere] özetle; 260 sayılı Ek İlam maddesinin hukuka ve yapılan uygulamanın ruhuna aykırı olduğu, 1) 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun Dördüncü Kısmı “Hesap yargılaması” başlığı ile 48 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, Kanunun ‘’Yargılamaya esas rapor” başlıklı 48’inci maddesinin 1’inci fıkrasında aynen “Genel yönelim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap ve işlemlerinin denetimi sırasında denetçiler tarafından kamu zararına yol açan bir husus tespit edildiğinde sorumluların savunmaları alınarak mali yılsonu itibariyle yargılamaya esas rapor düzenlenir. Ancak bu Kanunun 6’ncı maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen hususlara ilişkin düzenlenen yargılamaya esas raporlar için mali yılsonu beklenmez. Yargılamaya esas raporun düzenlenmesinde, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap vermeyen sorumluların savunmaları dikkate alınmaz." hükmünü içerdiği, yine Kanunun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun uygulanacağı haller” başlıklı 61’inci maddesinde aynen “Bu Kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır. ” denildiği, ... Genel Müdürlüğü’nün 2011 yılı denetimleri sonucunda oluşturulan sorgu incelendiğinde; sorguya esas hususların 1999 ile 2010 yılları arasını kapsadığının görüleceği, ... Genel Müdürlüğümün 1999 ile 2010 yılları arasındaki tüm hesapların Sayıştay’ca yapılan incelemelerin tamamlandığı, bu yıllarda sorgu konusu edilen konuların İlama bağlandığı ve yargılama süreçleri sonunda bu İlamların kesinleştiği, bu nedenle; öncelikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri doğrultusunda, kesin hükme bağlanmış ... Genel Müdürlüğü’nün 1999-2010 yılları arasındaki hesapların 2019 yılında yeniden sorguya alınmasının hukuka aykırı oldu...