Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 81 sayılı İlam’ın 22. maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi gereğince Yüreğir Kaymakamına yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 1.367,69 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Sorumlu dilekçesinde özetle; hukuk devletlerinde konusu önceden suç teşkil etmeyen eylemlerinden dolayı kişilerin cezalandırılmayacağını ve kamu görevlilerinin eylem ve işlemlerinde hukukla bağlı olduğunu; faaliyetinin hukuka aykırı olmaması durumunda cezalandırılmayacağını, Dava konusu olayın 2010 tarihinde gerçekleştiğini, ancak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 2010/290 Esas ve 2011/240 Karar sayılı İlamı’nın 03.06.2011 tarihli olduğunu; bundan önce gerçekleşmiş olaylara uygulanmasının hukuka aykırı olduğu gibi hukuk güvenliğini de tehlikeye sokacağını, ceza hukukunda da kanunun yürürlüğe girdiği...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 81 sayılı İlam’ın 22. maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi gereğince Yüreğir Kaymakamına yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 1.367,69 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Sorumlu dilekçesinde özetle; hukuk devletlerinde konusu önceden suç teşkil etmeyen eylemlerinden dolayı kişilerin cezalandırılmayacağını ve kamu görevlilerinin eylem ve işlemlerinde hukukla bağlı olduğunu; faaliyetinin hukuka aykırı olmaması durumunda cezalandırılmayacağını, Dava konusu olayın 2010 tarihinde gerçekleştiğini, ancak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 2010/290 Esas ve 2011/240 Karar sayılı İlamı’nın 03.06.2011 tarihli olduğunu; bundan önce gerçekleşmiş olaylara uygulanmasının hukuka aykırı olduğu gibi hukuk güvenliğini de tehlikeye sokacağını, ceza hukukunda da kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce konusu suç teşkil etmeyen bir eylemden dolayı kişinin cezalandırılamadığını, Danıştay 4. Dairesi’nin 2007/5848 Esas ve 2008/5019 Karar sayılı kararında; "5540 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1 inci maddesi ile 09.06.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen "Ek Ödeme" başlıklı ek 5. maddede, bu ödemenin yapılacağı kamu görevlileri sayılıp, ödemenin üst sınırı belirlenmiş ve ödemeye ilişkin kriterlere yer verilip, oranı belirleme yetkisine ilişkin usul belirtilmiş, bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi kesintisi yapılamayacağı ifade edilmiştir. 05.07.2007 tarih ve 26219 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5540 sayılı Yasa ile tanımlanan ek ödeme ve bu ödemeye uygulanacak vergi istisnasının sadece bu Yasa ile yapılan ödemeleri değil, Yasanın yürürlüğe konuluş amacı da dikkate alındığında mülki idare amirlerine diğer kanunlar uyarınca, bu kapsamda 5302 sayılı Yasa ile yapılan ek ödemeler için de uygulanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre, 5540 sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesi ile İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlandığından, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunanlara yapılan ek ödemelere de vergi istisnası uygulanacağı açıktır." denildiğini, Sayıştay 1. Dairesinin karşı oy yazısında da belirtildiği üzere mali sorumluluğun oluşabilmesi için kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemi bulunması gerektiğini, İçişleri Bakanlığı'nın Maliye Bakanlığı'na (Gelir İdaresi Başkanlığı) taşra personeline 5302 sayılı kanuna göre yapılan ödemelerin 5540 sayılı kanunun ek 5 inci kapsamında bir ek ödeme sayılması gerektiği yönündeki yazısı, emsal Bölge İdare Mahkemesi ve Vergi mahkemesi kararları, Danıştay 4. Dairesinin vergi kesilmemesi yönündeki kararı karşısında mahkeme kararlar...