Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 81 sayılı İlam’ın 17. maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi gereğince Yumurtalık Kaymakamına yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 723,24 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Sorumlu dilekçesinde özetle; tarafına ait kamu zararı olarak çıkarılan 695,35 TL’nin Yumurtalık Malmüdürlüğüne 30/07/2013 tarih ve 0994109 sıra no.lu alındı belgesi ile ödendiğini, Kaymakamlara verilen ek ödeneklerden gelir vergisi kesilmeyeceğine dair 5440 sayılı Kanunun açık olduğunu, Özel idareden yapılan ödemeler de ek ödeme olduğunu, bu konuyla ilgili, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısında ödemenin bir ek ödeme olarak kabulü ile damga vergisi dışında bir kesintiye tabi tutulmaması gerektiğinin belirtildiğini, Ayrıca, T.C. Danıştay Dördüncü...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 81 sayılı İlam’ın 17. maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi gereğince Yumurtalık Kaymakamına yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 723,24 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Sorumlu dilekçesinde özetle; tarafına ait kamu zararı olarak çıkarılan 695,35 TL’nin Yumurtalık Malmüdürlüğüne 30/07/2013 tarih ve 0994109 sıra no.lu alındı belgesi ile ödendiğini, Kaymakamlara verilen ek ödeneklerden gelir vergisi kesilmeyeceğine dair 5440 sayılı Kanunun açık olduğunu, Özel idareden yapılan ödemeler de ek ödeme olduğunu, bu konuyla ilgili, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısında ödemenin bir ek ödeme olarak kabulü ile damga vergisi dışında bir kesintiye tabi tutulmaması gerektiğinin belirtildiğini, Ayrıca, T.C. Danıştay Dördüncü Dairesinin 22/12/2008 tarihli 2007/5848 Esas, 2008/5019 Karar sayılı kararında da benzer bir hüküm verildiğini, Her ne kadar Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 03/06/2011 tarihinde (E:2010/290, K:2011/240) tevkifatın yapılması yönünde nihai kararını vermiş ise de bu tarihten önce, İçişleri Bakanlığının genelgesi, aynı idaredeki bazı personelin itirazları üzerine verilen mahkeme kararları ve Danıştay Dördüncü Dairesinin vergi kesilmemesi yönündeki kararı karşısında, bir anlamda mahkeme kararlarına uyarak söz konusu ödemelerden vergi tevkif etmemiş olan kamu görevlilerinin o aşamada mevzuata aykırı karar, işlem veya eyleminin olduğu söylenemeyeceğini, dolayısıyla bu tarihten öncesi için mali sorumluluk yüklenmesinin mümkün bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. Başsavcılık karşılamasında; “5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28 ve 63. maddesi gereği Mülki İdare Amirliği Hizmetleri sınıfında bulunan personele yapılan ödemelerden, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 2010/290 esas ve 2011/240 karar sayılı kararı ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verildiğinden yapılan ücret ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı zorunludur. Diğer taraftan tazmin konu miktar ilam tarihinden sonra tahsil edildiği anlaşıldığında kararın infazı mahiyetinde olup yapılacak işlem bulunmamaktadır. Bu durum karşısında tazmin hükmünün olduğu gibi tasdikine, karar verilmesi uygun olur görüşündeyim.” şeklinde görüş bildirmiştir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinin birinci fıkrasında; “Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.” hükmü bulunmaktadır. 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak...