Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 81 sayılı İlam’ın 7. maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi gereğince Çukurova Kaymakamına yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 1.365,29 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Sorumlu dilekçesinde özetle; gelir vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle tazmin hükmolunan tutarın tahsiline ilişkin kararın idarece 22.12.1973 tarih ve E: 1968/8 - K: 1973/14 sayılı Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı gereği “İdarece yapılmış olan dava konusu ödemenin, ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 90 gün içinde istenebileceği, İlk ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 90 günlük süre geçtikten sonra geri almanın mümkün olmadığı” gerekçesiyle tahsil edilmediğini, Danıştay’ın anılan içtihadı birleştirme kararı ve emsal olarak sunulan Kayseri Vergi Mahkemesinin 15/07/2013 tarih ve...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 81 sayılı İlam’ın 7. maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi gereğince Çukurova Kaymakamına yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 1.365,29 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Sorumlu dilekçesinde özetle; gelir vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle tazmin hükmolunan tutarın tahsiline ilişkin kararın idarece 22.12.1973 tarih ve E: 1968/8 - K: 1973/14 sayılı Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı gereği “İdarece yapılmış olan dava konusu ödemenin, ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 90 gün içinde istenebileceği, İlk ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 90 günlük süre geçtikten sonra geri almanın mümkün olmadığı” gerekçesiyle tahsil edilmediğini, Danıştay’ın anılan içtihadı birleştirme kararı ve emsal olarak sunulan Kayseri Vergi Mahkemesinin 15/07/2013 tarih ve E:2012/1572 - K:2013/652 sayılı kararından alıntılar yapılarak bu kararlardan hareketle gelir vergisi kesintisi yapılmaksızın ödenen özel idare ödemelerinin açık hata kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davacının herhangi bir hilesi veya gerçek dışı beyanının söz konusu olmadığı dikkate alındığında, bu ödemelerin ancak dava açma süresi içerisinde geri istenebileceği açık olup, bu süre geçtikten sonra söz konusu ödemelerin yersiz yapıldığından bahisle, tahsili yolunda tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını ve yatırmış olduğu toplam 1.128,29 TL'nin tarafına iade edilmesini talep etmiştir. Başsavcılık karşılamasında; “5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28 ve 63. maddesi gereği Mülki İdare Amirliği Hizmetleri sınıfında bulunan personele yapılan ödemelerden, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 2010/290 esas ve 2011/240 karar sayılı kararı ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verildiğinden yapılan ücret ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı zorunludur. Diğer taraftan ileri sürülen iddia K:2013/652 sayılı kararı ve 22.12.1973 tarih ve E: 1968/8-K: 1973/14 sayılı Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile ilişkilendirilmesi mümkün değildir. Bu durum karşısında tazmin hükmünün tasdikine, karar verilmesi uygun olur görüşündeyim.” şeklinde görüş bildirmiştir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinin birinci fıkrasında; “Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.” hükmü bulunmaktadır. 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek,...