Duruşma talep eden dilekçilerden Melih KOZAN, İbrahim GÖKMEN, Merve ÇAKMAK, Özlem ALTUNSOY, Gülseren ÖKÇE, Atilla AKKAŞ, Mevlüt KANBUR duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadığı, duruşmada hazır bulunmama sebeplerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmediği anlaşılmıştır. Duruşmada hazır bulunan murafaacı Reyhan ARAL ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 82 sayılı ilamın 9.maddesi ile; ASKİ Denetçilerine, 1.derecenin 4.kademesindeki bir devlet memuru için belirlenen aylık tutarı kadar ödeme yapılması gerekirken bu tutara taban aylığı ve yan ödeme tutarlarının da ilave edilerek ödeme yapılması nedeniyle 20.509,32 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçiler ortak olarak vermiş oldukları dilekçelerinde özetle; 2560 sayılı Kanunun 10. maddesinde; "Denetçilerin...
Duruşma talep eden dilekçilerden Melih KOZAN, İbrahim GÖKMEN, Merve ÇAKMAK, Özlem ALTUNSOY, Gülseren ÖKÇE, Atilla AKKAŞ, Mevlüt KANBUR duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadığı, duruşmada hazır bulunmama sebeplerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmediği anlaşılmıştır. Duruşmada hazır bulunan murafaacı Reyhan ARAL ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 82 sayılı ilamın 9.maddesi ile; ASKİ Denetçilerine, 1.derecenin 4.kademesindeki bir devlet memuru için belirlenen aylık tutarı kadar ödeme yapılması gerekirken bu tutara taban aylığı ve yan ödeme tutarlarının da ilave edilerek ödeme yapılması nedeniyle 20.509,32 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçiler ortak olarak vermiş oldukları dilekçelerinde özetle; 2560 sayılı Kanunun 10. maddesinde; "Denetçilerin ücretleri, Devlet Memurlarına verilen birinci derecenin son kademesi aylık tutarını (Ek gösterge hariç) aşmamak üzere Genel Kurulca kararlaştırılır." hükmünün bulunduğunu, Madde hükmünün açık olduğunu, bu ücrete taban aylığın dâhil edilmeyeceğine dair herhangi bir ifadeye yer verilmediğini, Denetçi ücretinde kısıtlamaya tabi tutulan ögenin yalnızca "ek gösterge" olduğunu, Taban aylığın 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin birinci maddesinin birinci fıkrası ile getirilen bir ödeme olduğunu, maddenin üçüncü fıkrasında bu aylık göstergesinin hangi ödemelerin hesabında dikkate alınmayacağının sayıldığını, sayılan ögeler içinde ücretin de yer aldığını, Ancak 375 sayılı KHK'de öngörülen taban aylığının, aylıklarını 657, 926, 3466, 2914 ve 2802 sayılı Kanunlara göre almakta olanlara verileceğinin düzenlendiğini, dolayısıyla taban aylıkla ilgili bu kısıtlamanın, ücretini sayılan bu kanunlara göre almakta olanlar için ancak uygulanabileceğini, Buna karşılık ücretlerini özel kanun niteliğindeki 2560 sayılı Kanuna göre almakta olan ASKİ denetçilerine uygulanamayacağını, Kaldı ki 2560 sayılı Kanunun 10. maddesinin de denetçi ücretlerini belirleme yetkisinin, Genel Kurula ait olduğunu açık bir biçimde ifade ettiğini, bu hüküm uyarınca ek gösterge hariç olmak üzere Devlet memurlarına verilen birinci derecenin son kademesi aylık tutarının altında kalan her miktarda ücretin kararlaştırılabileceğini ve ödenebileceğini, Anılan maddede kastedilen aylığın ise 657 sayılı D.M.K'nun 155. maddesinden hareketle dar anlamda yorumlanamayacak nitelikte aylık olmadığını, ayrıca aylık hesabına taban aylığının da dâhil bulunduğunun her şeyden önce Sayıştay Temyiz Kurulunun 14.05.2002 tarih ve 25673 sayılı kararında çok açık olarak ifade edildiğini, Keza 08.11.1995 tarih ve 22457 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı eki kararın l/b maddesinin ikinci fıkrasında "Devlet memurunun kadro aylığının (aile yardımı, yabancı dil ve lojman tazminatı hariç, diğer her türlü ödemeler dâhil) net tutarının altında kalması halinde" ifadesine yer verildiğini, Bakanlar Kurulu Kararın...