Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1393 sayılı İlamın 1. maddesiyle, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve Yardımcılarına, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ek 13’üncü maddesine istinaden Maliye Bakanlığı personeline yapılan ek ödemenin verildiği gerekçesiyle 32.421,61 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Dilekçiler, ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde özetle; 1) Genel Sekreterlerin mali ve sosyal haklarının atfen düzenlendiğini; 5216 sayılı Yasa'nın 22’nci maddesinin; genel sekreter ve genel sekreter yardımcılarının mali ve sosyal haklarını tek tek saymadığını, başka bir kurum personelinin mali ve sosyal haklarına atıfta bulunmak suretiyle düzenlediğini, bunu yaparken; a- Genel İdare hizmetleri sınıfından olma, b- Bakanlık genel müdürü veya müstakil daire başkanı olma, c- İlgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen...
TEMYİZ KURULU KARARI Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1393 sayılı İlamın 1. maddesiyle, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve Yardımcılarına, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ek 13’üncü maddesine istinaden Maliye Bakanlığı personeline yapılan ek ödemenin verildiği gerekçesiyle 32.421,61 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Dilekçiler, ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde özetle; 1) Genel Sekreterlerin mali ve sosyal haklarının atfen düzenlendiğini; 5216 sayılı Yasa'nın 22’nci maddesinin; genel sekreter ve genel sekreter yardımcılarının mali ve sosyal haklarını tek tek saymadığını, başka bir kurum personelinin mali ve sosyal haklarına atıfta bulunmak suretiyle düzenlediğini, bunu yaparken; a- Genel İdare hizmetleri sınıfından olma, b- Bakanlık genel müdürü veya müstakil daire başkanı olma, c- İlgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanma, olmak üzere üç temel koşul aradığını ve bunun dışında başka bir şart aramadığını, 2) Yasada bakanlık tanımı yapılmadığını ve Büyükşehir Belediyelerinin hiçbir bakanlığın teşkilatı olmadığını, 5216 sayılı Yasa'nın 22’nci maddesinin 2’nci fıkrasında "bakanlık genel müdürü ve müstakil daire başkanı" şeklinde ifadeler yer almasına rağmen, Yasa'nın "tanımlar" başlığında da "bakanlık" tanımının bulunmadığını, yerel yönetimler üzerinde ağırlıklı olarak idari vesayet yetkisinin İçişleri Bakanlığınca kullanılmasından dolayı "bakanlık" ifadesinden İçişleri Bakanlığının anlaşılarak emsal alınması gerektiğini ifade edenler olsa da, İçişleri Bakanlığında genel idare hizmetleri sınıfından genel müdür ve müstakil daire başkanı bulunmadığını, diğer taraftan Büyükşehir Belediyelerinin idari ve mali özerkliğe sahip kamu ve tüzel kişiliği olan merkezi yönetimden ayrı yerel yönetim birimleri olduğunu, yerel yönetim birimleri olarak Büyükşehir Belediyelerinin, merkezi idarenin her bir bakanlığına aynı uzaklıkta ve yakınlıkta yer aldığını, idari vesayetin bir bakanlık tarafından daha ağırlıklı kullanılıyor olmasının bu mesafeyi etkilemediğini, 3) İlgili mevzuatın bu açıdan yürürlükte bulunan bütün yasaları kapsadığını; mevzuatın sözlük tanımı itibariyle; yürürlükte olan bütün yasa ve buna bağlı düzenlemeleri ifade etmekte olduğunu, bu tanıma bakıldığında 5216 Yasa'nın 22’nci maddesinde yer alan "ilgili mevzuat" kavramı içinde sadece 657 sayılı Yasa ile sağlanan mali ve sosyal hakların yer almadığını, memurlara mali ve sosyal hak ile diğer hakları sağlayan bütün yasa ve düzenlemelerin yer aldığını, 4) Hakim, Savcı ve Sayıştay mensuplarının özlük haklarının da benzer şekilde hesaplandığını, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 102’nci maddesinde kıstas aylığın; en yüksek Devlet memuruna (başbakanlık müsteşarına) mali haklar kapsamında fiilen yapılmakta olan her türlü ödemeler toplamının brüt tutarı olarak tanımlandığını, 2802 sayılı Yasa’nın 102’nci maddesindeki "her türlü ödeme" ifadesine dayanılarak Başbakanlık Müsteşarına 657 sayılı Yasa ve diğer yasala...