24.3.2022 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 24/2/2022 Tarihli ve E: 2021/2, K: 2022/20 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
“… Davacı … vekili Av. … tarafından, Bingöl ili, Genç İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının, Güvenlik Korucuları Yönetmeliği’nin 17. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin (7) numaralı alt bendi uyarınca Genç Kaymakamlığı İdarî ve Denetim Bürosunun 13/03/2020 tarih ve 2020/2 sayılı kararıyla getirilen teklif doğrultusunda görevine son verilmesine yönelik Bingöl Valiliğinin 25/03/2020 tarihli işleminin iptali istemiyle Bingöl Valiliğine karşı açılan davada, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü: 2709 sayılı Anayasa’nın 2. maddesinde, “(1) Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” hükmü; 38. maddesinde, “Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır. Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur. ...” hükmü; 152. maddesinde, “(1) Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır. ... (3) Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır. ...” hükmü öngörülmüştür. 442 sayılı Köy Kanunu’nun Ek 18. maddesinde, “(1) Güvenlik korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan 442 sayılı Kanun’un Ek 18. maddesi dayanak alınarak hazırlanan Güvenlik Korucuları Yönetmeliği’nin 17. maddesinde, “(1) Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezaları ile disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: ... ç) Görevden çıkarma: Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve hal...