Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Anayasa Mahkemesi/E. 2021/119 · K. 2022/48
Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesinin 21/4/2022 Tarihli ve E: 2021/119, K: 2022/48 Sayılı Kararı

E. 2021/119K. 2022/482 Ağustos 2022
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

2.8.2022 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 21/4/2022 Tarihli ve E: 2021/119, K: 2022/48 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.

Karar Metni

“… Anayasa Mahkemesi’nin yerleşmiş hukuk devleti tanımına göre; Anayasanın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup, bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken temel hukuk ilkeleri ve Anayasanın bulunduğu bilincinde olan devlettir. (Anayasa Mah. 2001/406 E. 2004/20 K. sayılı kararı). Anayasanın “Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetlerin özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak kanunla sınırlandırılabileceği ve bu sınırlamaların Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı” düzenlenmiştir. 6183 sayılı Kanun’da öngörülen düzenlemelerin amacı; kamu alacaklarını en kısa sürede, en az masrafla, en etkili şekilde ve gerekirse zor kullanılarak tahsil edilmesi olup (Adnan Gerçek, Kamu Alacaklarının Tahsil Hukuku, Ekin Yayınları, 6. Baskı, Bursa, 2020, s.165), bu nedenle devlet, kamu alacağının tahsilini 6183 sayılı Kanun’da özel olarak düzenlemiştir. Kamu alacaklarının tahsilini farklı usullere tabi tutmanın nedeni kamu yararının özel yarardan üstün olması ilkesidir. Kamu hizmetlerinin mali kaynağını teşkil eden vergi, resim, harç gibi alacakların zamanında ve düzenli bir biçimde ödenmesi sağlanamaz veya tahsil edilemezse, idarenin yerine getirmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinde aksamalar yaşanacak olması açıkça kamu yararına aykırı bir durumdur. Bu nedenle kamu mallarının ayrı bir hukuki rejime tabi tutularak korunmasında olduğu gibi kamu alacakları-özel hukuk alacakları ayrımı yapılarak, idarenin kamu alacakları için farklı bir hukuki takip ve tahsil rejimi öngörülmesi gerekir (İsmet Giritli/Tayfun Akgüner, İdare Hukuku Dersleri II, Filiz Kitabevi, İstanbul, 1987, s. 85). Diğer taraftan bu konu hukuk devletinin alt ilkelerinden ölçülülük ilkesiyle de ilintilidir. Anayasa Mahkemesinin bir kararında ölçülülük ilkesinin elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluştuğu, elverişliliğin; öngörülen sınırlamanın ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını; gerekliliğin; ulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını, diğer bir ifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkün olmamasını; orantılılığın ise hakka getirilen sınırlama ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade ettiği belirtilmiştir. (Anayasa Mahkemesi’nin 15.5.2019 tarih ve E. 2018/142, K. 2019/38 sayılı kararı). Ölçülülük ilkesine Anayasanın 13. ve 15. maddelerinde ayrıca yer verilmiş olup; temel hak ve özgürlüklerin maddede belirtilen şartlara uymak ve ölçülü olmak suretiyle sınırlanabil...

Benzer Kararlar

Anayasa Mahkemesi

E. 2021/19 · K. 2022/46

4 Ağustos 2022

Anayasa Mahkemesi

E. 2021/42 · K. 2022/45

30 Haziran 2022

Anayasa Mahkemesi

E. 2022/43 · K. 2022/81

5 Ağustos 2022

Anayasa Mahkemesi

E. 2021/34 · K. 2022/21

15 Nisan 2022

Anayasa Mahkemesi

E. 2021/46 · K. 2022/47

5 Temmuz 2022

Anayasa Mahkemesi

E. 2021/26 · K. 2022/19

8 Ağustos 2022