15.4.2022 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 24/2/2022 Tarihli ve E: 2021/34, K: 2022/21 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
“… C- ANAYASAYA AYKIRILIK İDDİASI BAKIMINDAN BELİRTİLEN MADDENİN HANGİ ANAYASA MADDESİNE VE HANGİ GEREKÇE İLE AYKIRI OLDUĞUNA DAİR MAHKEMEMİZ GEREKÇESİ; 1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası; “MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” “MADDE 3- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.” Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz. “MADDE 36- (Değişik: 3.10.2001-4709/14 md.) Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.” “MADDE 46. madde 1. fıkra- (Değişik: 3.10.2001-4709/18 md.) Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.” “MADDE 13- (Değişik: 3.10.2001-4709/2 md.) Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” Hükümlerini içermekte olup, aşağıda açıklanacağı üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar” başlıklı 341. maddesinin “(2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” hükmü anayasanın yukarıda değinilen hükümlerine aykırıdır. 2- 1 Ekim 2011 tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) yürürlüğe girmiş, anılan Kanunun 450. maddesiyle de 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleriyle birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmış olup 6100 sayılı Kanundan önce yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunda taşınmaz davaları yönünden temyiz kanun yolu sınırlaması olmadığından mülkleri kamulaştırılan taşınmaz malik ve hissedarları hiçbir kısıtlamaya tabi olmaksızın temyiz yoluna başvurabiliyorlardı. Mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 27. maddesi; “Mahkemelerden verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla, hükmü temyiz edebilir. Miktar veya değeri bir milyar lirayı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir...” hükmünü taşımaktaydı. Yürürlükte bulunan 6100 sayılı yasanın 6763 sayılı yasa ile değişik 341/2. maddesine göre ise; miktar ve değeri 2020 yılı için 5.390,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin olup istinaf inc...