Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1- 945 sayılı ilamın 5,13,18 ve 20. maddelerindeki tazmin hükümlerine itiraz olunmakta ise de söz konusu tazmin hükümleri ilamda isimleri yazılı Gerçekleştirme Görevlisi ve Harcama Yetkililerine yöneltilmiş olup dilekçinin bu tazmin hükmündeki durumu mezkur tediyenin ahizi olmaktan ibaret bulunmaktadır. Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar 832 sayılı Kanunun 68.maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63.maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilmiş olan memurlardan ibaret olup bunlar arasında tazmine esas olan parayı almış olanlar sayılmamış bulunduğundan ahiz durumunda bulunan dilekçinin vaki itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, 2- 945 sayılı ilamın 7. Maddesi ile; Çarşıbaşı Kaymakamı Özkan DEMİR'e ödenen...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1- 945 sayılı ilamın 5,13,18 ve 20. maddelerindeki tazmin hükümlerine itiraz olunmakta ise de söz konusu tazmin hükümleri ilamda isimleri yazılı Gerçekleştirme Görevlisi ve Harcama Yetkililerine yöneltilmiş olup dilekçinin bu tazmin hükmündeki durumu mezkur tediyenin ahizi olmaktan ibaret bulunmaktadır. Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar 832 sayılı Kanunun 68.maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63.maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilmiş olan memurlardan ibaret olup bunlar arasında tazmine esas olan parayı almış olanlar sayılmamış bulunduğundan ahiz durumunda bulunan dilekçinin vaki itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, 2- 945 sayılı ilamın 7. Maddesi ile; Çarşıbaşı Kaymakamı Özkan DEMİR'e ödenen özel idare ödeneklerinden gelir vergisi kesintisinin yapılmadığı gerekçesi ile 719,67 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; İl Özel İdaresi kanununun 63’üncü maddesi gereğince Kaymakamlara verilen ödeneklerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle tazmin hükmolunduğunu, oysa uygulamanın İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısı esas alınarak yapıldığını; ayrıca 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 25.06.2009 tarihli ve 5917 sayılı Kanun ile eklenen geçici madde uyarınca, 5302 sayılı Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince 04.03.2005 tarihinden, 10.07.2009 tarihine kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamayacağı, çıkarılmış ise borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takip işlemine son verilmesi gerektiği ileri sürerek verilen tazmin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Sayıştay Başsavcılığı; “5302 sayılı Kanun’un 63’üncü maddesine istinaden yapılan ödemeler 193 sayılı Kanun’a göre ücret mahiyetinde ödemelerdir. Söz konusu ödemelerin gelir vergisinden istisna tutulduğuna dair gerek 5302 sayılı Kanun’da, gerekse 193 sayılı Kanun’da herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ayrıca, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 03.06.2011 günlü ve E.2010/290, K:2011/240 sayılı Kararında da, anılan ödemelerin gelir vergisine tabi tutulması gerektiği karara bağlanmıştır. Diğer taraftan 5917 sayılı Kanunun 36’ncı maddesiyle getirilen düzenleme, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri gereği yapılan ödemenin esasıyla ilgili olup tamamen ayrı bir kanun olan gelir vergisi açısından herhangi bir düzenleme getirmemekte ve vergiyle ilgili bir husustan bahsetmemektedir Bu nedenlerle talebin reddedilerek Daire Kararının onanmasına karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir” şeklinde görüş belirtmiştir. Bilindiği üzere; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat...