Dilekçilerden Namık DELİBAŞ’ın dilekçede imzası bulunmadığından, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 430. maddesinin 9. bendine göre “Temyiz edenin veya varsa yasal temsilci yahut vekilinin imzası” temyiz dilekçesinde bulunması gerektiği halde imzasız olarak yapılan temyiz başvurusu hakkında Kurulumuzca yapılacak işlem bulunmadığına oybirliğiyle karar verildikten sonra duruşma talebinde bulunan diğer dilekçi Şeref KALAYCI ile Sayıştay Başsavcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1- 1321 sayılı ilamın 1. maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun değişik 58’inci maddesine aykırı olarak saat 14:00’den sonra döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkıları olan hasta katılım paylarına ilişkin “Özel Muayene ve Ameliyat Katkı Payı” adı altında yapılan ödemelere ilave olarak bu...
Dilekçilerden Namık DELİBAŞ’ın dilekçede imzası bulunmadığından, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 430. maddesinin 9. bendine göre “Temyiz edenin veya varsa yasal temsilci yahut vekilinin imzası” temyiz dilekçesinde bulunması gerektiği halde imzasız olarak yapılan temyiz başvurusu hakkında Kurulumuzca yapılacak işlem bulunmadığına oybirliğiyle karar verildikten sonra duruşma talebinde bulunan diğer dilekçi Şeref KALAYCI ile Sayıştay Başsavcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1- 1321 sayılı ilamın 1. maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun değişik 58’inci maddesine aykırı olarak saat 14:00’den sonra döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkıları olan hasta katılım paylarına ilişkin “Özel Muayene ve Ameliyat Katkı Payı” adı altında yapılan ödemelere ilave olarak bu faaliyetleri için, öğretim elemanlarının katkısıyla toplanan döner sermaye gayrisafi hasılatı niteliğindeki kurum ödemeleri ile oluşan döner sermaye gelirlerinin, “PERFORMANS KATKI PAYI” adı altında dağıtıldığı gerekçesiyle 170.522,25 YTL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Dilekçi temyiz dilekçelerinde özetle; DENETİM RAPORU VE İLAMIN HUKUKA AYKIRILIĞI İLE İLGİLİ OLARAK; Gerek Sayıştay denetçisinin, gerekse denetçi raporu doğrultusunda karar veren Dairenin; normlar hiyerarşisinde altta yer alan hükümlerin üste yer alanlara aykırı olamayacağı genel kuralını çok doğru bir şekilde ifade ettiğini, fakat hukukun genel ilke ve uygulamalarını hiçe sayarak aykırılıkları kendilerinin tespit edebileceği gibi bir sonuca vardığını, bunun hukuken mümkün olmadığını, çünkü kanunların, tanımı gereği genel, soyut, kişisel olmayan ve süreklilik taşıyacak hükümler getirdiğini (getirmek zorunda olduğunu), aksi bir durumun KAZUİSTİK yöntemle her konu ve ihtimale kanun koyucunun bir düzenleme (hüküm) sevk etmesi zorunluluğunu gerektirdiğini, hal böyle olunca kanunun altında yer alan düzenlemelerin, kanunlara aykırı olmama şartıyla kanunun uygulanmasını göstermek ve emrettiği işleri belirtme görev ve yetkisi bulunduğunu, ilama esas olayda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 58’inci maddesinde; "...Öğretim üyelerine saat 14.00'dan sonra döner sermayeye yaptıkları DOĞRUDAN GELİR GETİRİCİ katkılarından dolayı ilave olarak... toplamının on katına kadar pay verilebilir..." hükmünün yalın bir şekilde ifade edildiğini, Kanunda geçen DOĞRUDAN GELİR GETİRİCİ KATKI ifadesinden ne anlaşılması gerektiği konusunda Maliye Bakanlığının Anayasa ve kanunlar çerçevesinde DÜZENLEYİCİ İŞLEM yapma ve böylece uygulamada birlik sağlamak hak ve yetkisine sahip bulunduğunu, kaldı ki, Döner Sermaye İşletmesinin idare organlarının mali yönden sadece SAYIŞTAY tarafından değil aynı zamanda MALİYE BAKANLIĞI MUHASEBAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından da denetlendiğini, Bu bağlamda MALİYE BAKANLIĞI düzenlemelerinin kendilerini de bağlayan bir genel işlem durumunda olduğunu, Maliye Bakanlığının anayasa ve kanundan...