Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1322 sayılı ilamın 38. maddesi ile Vali tarafından, Konya Kulu ilçesinde görevlendirilen kaymakamlara, yapmış oldukları bu görev karşılığında verilen İl Özel İdaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisinin yapılmadığı gerekçesi ile 1.164,40 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçinin dilekçesinde; 5018 sayılı kanun gereğince gerçekleştirme görevlileri için zorunlu olan gerçekleştirme görevlisine yönelik herhangi bir görevlendirilmesinin bulunmadığını, 6009 sayılı kanunun Geçici 8. maddesi, 5540 sayılı kanunun Ek 5. maddesi, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısı, Danıştay 4. Dairesinin 2008/5019 sayılı kararı, ve İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin 14.09.2010 tarih ve 13462 sayılı görüşü gereğince verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1322 sayılı ilamın 38. maddesi ile Vali tarafından, Konya Kulu ilçesinde görevlendirilen kaymakamlara, yapmış oldukları bu görev karşılığında verilen İl Özel İdaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisinin yapılmadığı gerekçesi ile 1.164,40 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçinin dilekçesinde; 5018 sayılı kanun gereğince gerçekleştirme görevlileri için zorunlu olan gerçekleştirme görevlisine yönelik herhangi bir görevlendirilmesinin bulunmadığını, 6009 sayılı kanunun Geçici 8. maddesi, 5540 sayılı kanunun Ek 5. maddesi, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısı, Danıştay 4. Dairesinin 2008/5019 sayılı kararı, ve İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin 14.09.2010 tarih ve 13462 sayılı görüşü gereğince verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. İlamda dilekçi gerçekleştirme görevlisi olarak sorumlu tutulmuştur. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 33 ncü maddesinin birinci fıkrasında, “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, gerçekleştirme görevlilerinin, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal ve hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürüteceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla, onay belgesi ve ekleri ile şartname ve sözleşme tasarılarını hazırlayanlar, mali karar ve işlemleri belgelendirenler, mal ve hizmeti teslim alanlar, ihale komisyonu ile muayene ve kabul komisyonlarında görev yapanlar da gerçekleştirme görevlisi olacaklardır. Maddenin dördüncü fıkrasında ise gerçekleştirme görevlilerinin bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumlu oldukları ifade edilmiştir. Bu itibarla dilekçinin gerçekleştirme görevlisi olarak görevlendirilmediği ile ilgili iddiası yerinde değildir. Başsavcılık karşılama yazısında; “5540 sayılı Yasa’nın ek 5 inci maddesi ile İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında eşdeğer görev yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmıştır. Merkez teşkilatında görev yapanlar ek ödemeler yönünden vergi istisnası kapsamında değerlendirildiklerine göre, taşrada görev yapanlarında aynı istisna kapsamında değerlendirilmeleri gerekir. Aksi takdirde kanunla amaçlanan eşitlik sağlanamaz. Bu konuda Danıştay 4 üncü Dairesinin E:2008/1510, K:2009/94 ve E:2007/5848, K:2008/5019 sayılı kararları da bulunmaktadır. İzah edilen ned...