Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/alacaklı banka tarafından ... 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile ...Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine kefalet sözleşmesine dayalı olarak ilamsız icra takipleri başlatıldığı, ancak söz konusu kefaletin TBKnın 584. maddesi uyarınca geçersiz olduğu, zira davacının sahibi, ortağı veya yöneticisi olmadığı bir şirketin kredi borcuna kefil olduğu, evli olmasına rağmen eşinin yazılı rızasının bulunmadığı, kredi sözleşmesi ekinde yer alan muvafakatnamedeki imzanın davacının eşine ait olmadığı, TBK m.584te düzenlenen istisnai hallerin somut olayda mevcut olmadığı, bu nedenle...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/419 Esas KARAR NO : 2026/43
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 16/06/2023 KARAR TARİHİ : 20/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/alacaklı banka tarafından ... 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile ...Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine kefalet sözleşmesine dayalı olarak ilamsız icra takipleri başlatıldığı, ancak söz konusu kefaletin TBKnın 584. maddesi uyarınca geçersiz olduğu, zira davacının sahibi, ortağı veya yöneticisi olmadığı bir şirketin kredi borcuna kefil olduğu, evli olmasına rağmen eşinin yazılı rızasının bulunmadığı, kredi sözleşmesi ekinde yer alan muvafakatnamedeki imzanın davacının eşine ait olmadığı, TBK m.584te düzenlenen istisnai hallerin somut olayda mevcut olmadığı, bu nedenle davacıya yöneltilen icra takiplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, emsal Yargıtay kararları da gözetildiğinde davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti gerektiği, yargılama süresince İİK m.72/3 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi, davanın kabulü ile borçsuzluğun tespitine ve davalının kötü niyetli olması nedeniyle %20den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, zira taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olup dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığını, esasa ilişkin olarak ise davacının dava dışı şirket ile müvekkil banka arasında 21/12/2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu/kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini ve akabinde davacı aleyhine icra takipleri başlatıldığını, borcun halen ödenmediğini, davacının kefaletin geçersizliğine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kefalet sözleşmesi düzenlenirken TBK m.584 uyarınca eş muvafakatinin alındığını ve muvafakat belgesi altındaki imzanın davacının eşine ait olduğunu, sözleşmelerin banka şubesinde kimlik tespiti yapılarak imzalandığını, imzanın başkasına ait olmasının mümkün olmadığını, imza incelemesi yapılması halinde iddiaların asılsız olduğunun ortaya çıkacağını, ayrıca davacıya yöneltilen icra takiplerine uzun süre itiraz edilmemiş olmasının davanın kötü niyetle açıldığını gösterdiğini, imzaya ilişkin banka nezdinde herhangi bir başvurunun da bulunmadığını, davacının amacının borçtan kaçınmak ve süreci uzatmak olduğunu, bu nedenle şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddi ile davanın hem usulden hem de esastan reddine ve davacının tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... esas ve... esas sayılı, yine ...