Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu aleyhine---- Esas sayılı dosyası ile --- tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun ---- tarihinde borca ve ferilerine haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz ettiğini, icra takibinin dayanağının davalı şirketin müvekkili şirketten satın aldığı mallar karşılığında düzenlenen ve teslimle birlikte kesinleşen faturalar olduğunu,-------- bakiye ile takibe konu edildiğini, tüm faturalara ilişkin malların irsaliyeli şekilde davalıya teslim edildiğini, alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle likit nitelikte olduğu, borçlu...
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/503 Esas KARAR NO:2025/1066 DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 22/07/2024 KARAR TARİHİ: 26/12/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu aleyhine---- Esas sayılı dosyası ile --- tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun ---- tarihinde borca ve ferilerine haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz ettiğini, icra takibinin dayanağının davalı şirketin müvekkili şirketten satın aldığı mallar karşılığında düzenlenen ve teslimle birlikte kesinleşen faturalar olduğunu,-------- bakiye ile takibe konu edildiğini, tüm faturalara ilişkin malların irsaliyeli şekilde davalıya teslim edildiğini, alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle likit nitelikte olduğu, borçlu şirketin kendi defter ve kayıtlarından borç miktarını belirleyebilecek durumda olmasına rağmen itirazda bulunduğu, bu itirazın tek amacının zaman kazanmak ve mal kaçırmak olduğunu belirtmiş olup, davalının kötüniyetli davranışları ve alacağın tahsilinin uzun sürecek olması nedeniyle HMK 389 maddesi uyarınca davalı adına kayıtlı taşınmaz ve araçlar üzerinde ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmesine, davanın kabulüne, davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin faiz ve ferileriyle devamına, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;İcra takibinin dayanağı olan taraflar arasındaki alım satım ilişkisine konu davacı firma tarafından gönderilen malların bir kısmı ayıplı ve kullanılamaz halde olduğunu, ayıplı malların iadesi ya da zararın tazmini konusunda ihtilaf bulunduğundan ve davacı taraf ihtilafın çözümü konusunda yapıcı davranmadığından mahsuplaşma işlemi yapılamamış, alacak tutarının belirlenebilmesi mümkün olmadığını, davacı taraf davalı firmadan gelen uzlaşma taleplerini duymazdan gelerek arabuluculuk sürecinde çözülebilecek konuyu çıkmaza sürüklemediğini, ihtilaf yargılamaya muhtaç olduğundan tarafımızca icra takibine itiraz edildiğini, yargılama sürecinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda ihtilafın çözümü mümkün olabileceğini, karşılıklı alacakların tespiti ihtimalinde takas ve mahsup taleplerinin kabulünü, izah edilen nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerden ötürü; davanın reddi, karşılıklı alacakların tespiti ihtimalinde takas ve mahsup taleplerinin kabulü, alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatı ödenmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesi yönünde karar verilmesini arz ve talep ederim.
DELİLL...