DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2026 Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda, TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin hazır beton sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirkete beton satışları gerçekleştirdiğini, faturalarını tebliğ ettiğinin, davalı şirketinde bu faturaları defterlerine kayıt ettiğini, ancak davalı şirketin 835.296,00-TL borcunu ödemediğini, daha sonra ilamsız icra takip başlattığını ancak davalı şirketin bunu durdurduğunu, davalı şirket müvekkilinin borcunu ödemeyerek sürüncemeye bırakmayı amaçladığını, son dönemlerde davalı şirketin borcunu ödemeye güçlük çektiği ve mal varlığını...
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2092 KARAR NO: 2026/100 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2025/968 Esas sayılı derdest dosya ARA KARAR TARİHİ: 30/10/2025 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2026 Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda, TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin hazır beton sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirkete beton satışları gerçekleştirdiğini, faturalarını tebliğ ettiğinin, davalı şirketinde bu faturaları defterlerine kayıt ettiğini, ancak davalı şirketin 835.296,00-TL borcunu ödemediğini, daha sonra ilamsız icra takip başlattığını ancak davalı şirketin bunu durdurduğunu, davalı şirket müvekkilinin borcunu ödemeyerek sürüncemeye bırakmayı amaçladığını, son dönemlerde davalı şirketin borcunu ödemeye güçlük çektiği ve mal varlığını ellerinden çıkarma yönünde davranışları bulunduğunu öğrendiklerini, bu nedenle tahsili imkansız hale gelmemesi için gayrimenkul mallarına ihtiyati haciz konulması gerektiğini, borçlu faturalar kapsamında zaman zaman ödemeler de bulunması bu kismi ödemelerin alacaklarının zımmen ikrar nitelikte olduğunu gösterdiği, fatura konusu betonların teslim edildiğine dair e irsaliyelerin şirket çalışanları tarafından imzalandığını ileri sürerek ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, fatura, tek başına alacağın varlığını ispata yarar bir belge olmadığını, faturaya konu mal veya hizmetin eksiksiz teslim edildiğinin de davacı tarafça ispatı gerektiğini, ispat külfeti, alacak iddiasında bulunan davacı taraf olduğu, davacının, tacir olması hasebiyle bu külfeti kesin ve yazılı delillerle yerine getirmesi gerektiğini, faturaya 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi de tek başına borcun varlığını ispata yeterli olmadığını, faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacı yanın, irsaliye fişlerinden bahsetmiş ise de bu yeterli olmadığını, beton miktarını tevsik eden kantar fişlerini müvekkil ile paylaşılmadığını, ticari güven ilişkisine dayalı olarak süreç yürütüldüğünü, ancak gelinen noktada, davacının fiilen teslim ettiğinden çok daha fazla beton miktarını fatura ettiğini, şirket yetkilisi olmayanlar tarafından imzalanan irsaliyeleri kabul etmediklerini, davacı tarafça talep edilen faiz oranı ve türü de TBK ve TTK hükümlerine aykırı olduğunu, davacı, takip talebinde fahiş oranda temerrüt faizi işletilmesini istediğini, müvekkili şirketinin temerrüdü söz konusu olmadığından ve talep edilen oranlar yasal sınırlamaların üzerinde olduğundan, faiz talebine de açıkça itiraz ettiklerini i...