Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 11/04/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının, kardeşi ... ile birlikte ... ... Limited Şirketi unvanlı bir şirket kurduğunu, 2012 yılında ..., hisselerini diğer kardeşi ...'ye devretmiş ve böylece davacı ile davalının ortak olduklarını, davacı ile kardeşi ..., 2 yıl birlikte çalışmışlar ancak bu süre içinde ... ablası olan davacıya mobbing uygulamaya başladığını, davacının, bu mobbinge dayanamayarak hissedar kalmak şartıyla güzellik salonundan ayrıldığını, davacının, hissedar olduğunu bilmekte ve küçük kardeşi ... aynı şirkette çalışmaya devam ettiğinden sorun çıkarmamak adına birkaç kez şirket kârından kendisine düşen payın ödenmesini istediyse de, kardeşlik ilişkileri gereği durumu çok da zorlamadığını, Küçük kardeş ...'nin ......
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/237 Esas KARAR NO:2026/14
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/04/2023 KARAR TARİHİ:12/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 11/04/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının, kardeşi ... ile birlikte ... ... Limited Şirketi unvanlı bir şirket kurduğunu, 2012 yılında ..., hisselerini diğer kardeşi ...'ye devretmiş ve böylece davacı ile davalının ortak olduklarını, davacı ile kardeşi ..., 2 yıl birlikte çalışmışlar ancak bu süre içinde ... ablası olan davacıya mobbing uygulamaya başladığını, davacının, bu mobbinge dayanamayarak hissedar kalmak şartıyla güzellik salonundan ayrıldığını, davacının, hissedar olduğunu bilmekte ve küçük kardeşi ... aynı şirkette çalışmaya devam ettiğinden sorun çıkarmamak adına birkaç kez şirket kârından kendisine düşen payın ödenmesini istediyse de, kardeşlik ilişkileri gereği durumu çok da zorlamadığını, Küçük kardeş ...'nin ... tarafından uğradığı mobbing sonrasında işine son verilmesinin ardından, davacının bir araştırmaya giriştiğini, gördüğü gerçek karşısında adeta şok olduğunu, Şirkette ait karar defterinin 30 Eylül 2014 tarihli sayfasında, "pay devri" imzalandığını ve bu devir kaydındaki imzanın kendisine ait olmadığını gördüğünü, O dönem şirketin tüm işlemlerinin yapıldığı ... 1. Noterliği'ne gitmiş ve söz konusu devir kararında | gün önceye tekabül eden 29 Eylül 2014 tar devri" sözleşmesi imzalandığını gördüğünü, davacının, o günü çok iyi hatırladığını, vekalet çıkartmak üzere alelacele notere çağrıldığını, şirketle ilgili bir işlem için vekalet verdiğini zannederek hileyle imza attırıldığını, davacının yaşadığı bu durum karşısında vekil tarafına başvurduğunu, vekil tarafından uzman görüşü alınmak üzere bilirkişiye başvurulduğunu, uzman mütalaası başlığını taşıyan 17.01.2023 tarihli Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı ... tarafından hazırlanan raporda, "Karar metni belgesinde ... adına atılı bulanan imzanın mukayese sonrasında, ...'nin elinden çıkmadığı tespit edilmiştir" şeklinde bilirkişi raporu yazıldığını, Söz konusu bilirkişi raporu üzerine taraflarınca davalı hakkında TCK 158/1-h ve TCK 207'inci maddeleri uyarınca suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının, kendi kurduğu ve hissedarı olduğu şirketten bilgisi dışında hileyle ve haksız fiil sonucunda çıkartıldığını, bundan yıllarca haberinin olmadığını, şirketin, ruhsat kayıtlarına bakıldığında davalının söz konusu haksız fiili gerçekleştirdikten sonra da davacı adına alınmış ve güzellik uzmanı yetkisini taşıyan ruhsatı kullanmaya devam ettiğini, belediyeden ruhsat bilgileri talep edildiğinde bu durumun anlaşılacağını, davacının, kardeşi olan davalının haksız fiili sonrasında uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini amacıyla işbu davayı açmak zorunda kaldığını, yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının haksız fiili, hileli davranışı ve attığı sahte imza nedeniyle ...