DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı şirket tarafından İstanbul 35. İcra Müdürlüğü ... Esas ( Eski Esas ... ) sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak senetler müvekkile tebliğ olmadığını, Müvekkili davalı şirketten hiç bir ürün almadığını, icra dosyasında borçlu olarak görünen ... isimli şahsı tanımadığı gibi bu şahsa kefil de olmadığını, davacı müvekkili, davalı şirket lehine gerek asil borçlu gerekse de kefil sıfatıyla hiç bir şekilde senet düzenlemediği gibi takibe konu edilen senetlerde ki imzada müvekkiline ait olmadığını, 2015 yılından bu yana müvekkili...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1083 KARAR NO : 2025/1764 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/04/2023 NUMARASI : 2022/8 E. - 2023/309 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı şirket tarafından İstanbul 35. İcra Müdürlüğü ... Esas ( Eski Esas ... ) sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak senetler müvekkile tebliğ olmadığını, Müvekkili davalı şirketten hiç bir ürün almadığını, icra dosyasında borçlu olarak görünen ... isimli şahsı tanımadığı gibi bu şahsa kefil de olmadığını, davacı müvekkili, davalı şirket lehine gerek asil borçlu gerekse de kefil sıfatıyla hiç bir şekilde senet düzenlemediği gibi takibe konu edilen senetlerde ki imzada müvekkiline ait olmadığını, 2015 yılından bu yana müvekkili tarafından imzanın kendisine ait olmadığı hususu, imza beyannamesi davalı tarafa bildirilmesine rağmen davalı tarafın müvekkili aleyhine icra takibi başlatması ve devam ettirmesi açıkça kötüniyetli ve haksız olduğunu ortaya koyduğunu, davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak başlatmış olduğu takip neticesinde müvekkilin taşınmazlarına haciz koyulduğunu, davalı aleyhine müvekkili lehine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvuru zorunluluğu bulunmadığını, bu dava sonucunda , borçlu olarak gözüken tarafın borçlu olup olmadığının tespiti yapıldığını, dolayısıyla Yargıtayın son zamanlarda da benimsediği üzere Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurunun zorunlu olmadığını, gerek davanın niteliği , gerek ise Yargıtay ın vermiş olduğu emsal karar dikkate alınarak davanın arabuluculuğa tabi olmadığını, davacı müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile davalı şirketin menfi tespit davasını başlatılan icra takibinde haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle alacak miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere uygun görülecek tazminata mahkum edilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkili davacının ilgili icra dosyası kapsamında asıl alacak ve tüm ferileriyle birlikte borçlu olmadığının tespitine, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkili davacının ilgili icra dosyası kapsamında asıl alacak ve tüm ferileriyle birlikte borçlu olmadığının tespitine, haksız ve Kötüniyetli olarak davalı tarafından başlatılan icra takibine karşı tarafımızca iş bu menfi tespit davasının açılmasını haksız ve kötüniyetli olarak açılmasına sebep olan davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına...