Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2023/1439 · K. 2025/1738
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2023/1439 K. 2025/1738

E. 2023/1439K. 2025/173818 Aralık 2025
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 24/01/2023 NUMARASI: 2021/125 E. - 2023/15 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davacı vakfın Kartal 7. Noterliğinin 31/10/1994 tarihli, ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Vakıf Senedi ile kurulduğunu, Vakıf Senedinin 2. maddesinde davacı vakfın ... olarak anılacağının kararlaştırıldığını, Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/637 Esas, 1994/541 Karar sayılı ve 17/11/1994 tarihli kararı ile vakfın tesciline karar verildiğini, o tarihten bu yana davacı vakfın "..." adıyla kuruluş amacına uygun bir çok iş yaptığını ve yapmaya devam ettiğini,...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1439 Esas KARAR NO: 2025/1738 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 24/01/2023 NUMARASI: 2021/125 E. - 2023/15 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davacı vakfın Kartal 7. Noterliğinin 31/10/1994 tarihli, ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Vakıf Senedi ile kurulduğunu, Vakıf Senedinin 2. maddesinde davacı vakfın ... olarak anılacağının kararlaştırıldığını, Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/637 Esas, 1994/541 Karar sayılı ve 17/11/1994 tarihli kararı ile vakfın tesciline karar verildiğini, o tarihten bu yana davacı vakfın "..." adıyla kuruluş amacına uygun bir çok iş yaptığını ve yapmaya devam ettiğini, markasının Türkiye çapında tanınır ve bilinir hale geldiğini, internet ortamında yapılan aramalarda "..." yazıldığında davalı vakfın da adının çıkması üzerine bu kullanımdan vazgeçmeleri için kendilerine bildirim yapılmışa da olumsuz cevap verdiklerini, davalı Vakfın 2011 yılında kurulduğunu, aynı kısaltma adını kullanmasının karışıklığa ve davacının hak kaybına neden olduğunu belirterek; davanın kabulü ile, davalı tarafça kullanılan ... markasının/isminin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ... markasının/isiminin davacı vakıf adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile ilk defa marka hukukunda hükümsüzlük davaları yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin bir düzenleme getirilmiştir. SMKnin 26/6. maddesi; Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez hükmünü haizdir. Buna göre marka hükümsüzlük davalarında sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin uygulanabilmesi için beş yıllık sürenin geçmiş olması gerekmektedir. Ancak davacı vakfın unvanı yönünden mevzuatta bir süre belirlemesi bulunmadığından TMKnin 2. maddesi de gözetilmek suretiyle her somut olayın özellikleri dikkate alınarak sürenin belirlenmesi gerekmektedir. Sessiz kalma nedeniyle dava açılamayacağı yönündeki savunma bir defi olmayıp itirazdır. Zira sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin dayanağı TMKnın 2. maddesi olduğuna göre, dava açılması açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve bu durum dava dosyasından ortaya konulabiliyorsa, sessiz kalma yoluyla hak kaybı bir itiraz olarak kabul edilip, hâkim tarafından resen dikkate alınmalıdır. Keza TMKnin 2/2. maddesi gereğince bir ha...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 6

I. İspat yükü

full_scan_v1Kanun

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m. 6

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2023/1367 · K. 2025/1745

18 Aralık 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2023/1346 · K. 2025/1742

18 Aralık 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2023/1215 · K. 2025/1782

18 Aralık 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2023/1090 · K. 2025/1765

18 Aralık 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2023/1429 · K. 2025/1747

18 Aralık 2025