Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı kooperatifin ortağı bulunduğunu, 19.06.2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında Kooperatifler Yasasına ve ana sözleşme hükümlerine ve iyiniyet kurallarına aykırılık olduğunu, yapılan itirazlara istinaden aykırılıkların giderilmediğini, bilançonun gerçeği yansıtmadığını, harcama kalemlerinin karmaşık anlaşılmaz olduğunu, bazı kalemlerin ise gizlendiğini, genel kurul öncesi döküm istendiğini ancak verilmediğini, genel kurulda okunan denetim raporlarının gerçeği yansıtmadığını, yönetim ve denetim kurulu hakkında açılmış iki adet ceza davasının bulunduğunu, buna rağmen aynı yönetimin seçimde aday gösterildiğini, 2004 yılı bütçesinde belirsizlik bulunduğunu, tüm konutların bitmediğini ve teslim edilmediğini, tümünde...
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/429 Esas KARAR NO : 2025/888
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 27/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı kooperatifin ortağı bulunduğunu, 19.06.2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında Kooperatifler Yasasına ve ana sözleşme hükümlerine ve iyiniyet kurallarına aykırılık olduğunu, yapılan itirazlara istinaden aykırılıkların giderilmediğini, bilançonun gerçeği yansıtmadığını, harcama kalemlerinin karmaşık anlaşılmaz olduğunu, bazı kalemlerin ise gizlendiğini, genel kurul öncesi döküm istendiğini ancak verilmediğini, genel kurulda okunan denetim raporlarının gerçeği yansıtmadığını, yönetim ve denetim kurulu hakkında açılmış iki adet ceza davasının bulunduğunu, buna rağmen aynı yönetimin seçimde aday gösterildiğini, 2004 yılı bütçesinde belirsizlik bulunduğunu, tüm konutların bitmediğini ve teslim edilmediğini, tümünde ferdileşmeye geçilmediğini, bu yüzden tasfiye koşullarının oluşmamasına karşın tasfiye kararı alınmasının yasal olmadığını, kooperatifteki arsanın konumunun ve değeri hakkındaki bilgilerin şaibeli olduğunu, ferdileşmeye geçilmemesi nedeni ile site yönetimi oluşturulmasının geçersiz olduğunu, bu nedenle davalı kooperatifçe 19.06.2004 tarihinde yapılan genel kuruf kararının iptaline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: açılan davanın haksız olduğunu, genel kurul iptali davasında genel kurulda iptali istenen hangi madde olduğunun belirtilmesi ile tutanaklara yazdırılması gerektiğini, davanın tutanaklarda hangi karar maddesine itiraz edildiğinin belirtilmediğini, davaya gerekçe olarak belirttiği hususların tümünün afaki ve gerçek dışı olduğunu, davacının bu güne kadar 4-5 dava açtığını hepsinin aleyhine neticelendiğini, ana sözleşmenin hangi maddesine aykırı hareket edildiğini ve bilanço kalemlerinin hangisinde hata olduğunun belirtilmediğini, kooperatifin yarım kalmış işlerinin tasfiye aşamasında tamamlayabileceği genel kuralı, kat mülkiyeti yasasının kat mülkiyeti ya da kat irtifakı tapusu verilmiş bağımsız bölümlerden oluşan gayrimenkullerde uygulanacağı ve buna göre bir yönetim oluşturacağı, kooperatif sırrı sayılmayan konularda ortaklara bilgi verileceğini, belge sureti almasının ise genel kuruldan ya da yönetim kurulundan izin alması gerektiğini, kooperatifin arsasının değerinin karanlık olduğunun anlaşılamadığını, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri hakkında ceza davasının açılmasının seçme seçilme hakkını ortadan kaldırmayacağını, iddiaların temelsiz olduğunu, davacının kooperatif yönetiminin çalışamaz hale getirilmesini temel amaç edindiğini, gereksiz masraflarla kooperatife zarar verdiğini, davacının kooperatife karşı dava açmayı huy edindiğini, açılan davanın da haksız o...