Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 62 sayılı ilamın 1. maddesi ile teknik hizmetler sınıfında tekniker ve istatistikçi olarak atanan memurların alanlarıyla ilgili üst öğrenimini bitirmeden atamaları yapılıp maaşlarının hesaplanarak ödendiği, araştırmacı kadrosuna atanan memurların atanma şartları yerine getirilmeden atamaları yapıldığı için mevzuata aykırı olarak yapılan bu atama ve intibak işlemleri nedeniyle 55.353,81 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, söz konusu atamaların üzerinden yılların geçtiğini ve idarece bu kişilere müteakip terfiler uygulandığını, hatalı terfi üzerine idarece ikinci bir terfi uygulandığı zaman daha önceki hatalı işlemin geri alınamayacağına ilişkin Danıştay kararlarının mevcut olduğunu, yapılmış olan hatalı atamalar yeni bir atama işlemi olmadan ortadan kaldırılamayacağı ya da yok...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 62 sayılı ilamın 1. maddesi ile teknik hizmetler sınıfında tekniker ve istatistikçi olarak atanan memurların alanlarıyla ilgili üst öğrenimini bitirmeden atamaları yapılıp maaşlarının hesaplanarak ödendiği, araştırmacı kadrosuna atanan memurların atanma şartları yerine getirilmeden atamaları yapıldığı için mevzuata aykırı olarak yapılan bu atama ve intibak işlemleri nedeniyle 55.353,81 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, söz konusu atamaların üzerinden yılların geçtiğini ve idarece bu kişilere müteakip terfiler uygulandığını, hatalı terfi üzerine idarece ikinci bir terfi uygulandığı zaman daha önceki hatalı işlemin geri alınamayacağına ilişkin Danıştay kararlarının mevcut olduğunu, yapılmış olan hatalı atamalar yeni bir atama işlemi olmadan ortadan kaldırılamayacağı ya da yok sayılamayacağı için bu atamalara dayanılarak maaş tahakkuk ettirilmesinde hukuka aykırılığın olmadığını, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 26.09.1952 tarih ve 1952/244 sayılı kararıyla "kanunsuz bir yükselme işleminden sonra, aynı memur hakkında kanuna uygun çeşitli yükselmeler yapıldığı takdirde, idare tarafından kanunsuz yükselmenin artık geri alınmasının uygun görülemeyeceği" ve 22.12.1973 tarih ve 1973/14 sayılı kararıyla "idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, ancak belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin istirdadının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde kabil olduğu ve dava açma süresi geçtikten sonra istirdat edilemeyeceğine karar verilerek sakat işlemin, bundan yararlanan lehine kazanılmış bir hak doğurmasa da, bunun kişiler için doğurduğu sübjektif etki ve sonuçlarının korunması gerektiği sonucuna varıldığını, yine aynı konunun, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu tarafından incelendiğini, kurul kararında; yanlış bir şart tasarrufun idare tarafından geri alınmasından dolayı ödenmiş fazla paraların geri istenmesi davalarında, kamu yararı İle kişisel yararı uzlaştıracak, kamu ve hukuk düzenini sarsmayacak, aksine, bunlara güven ve devamlılık sağlayacak nitelikte en adil ve hukuki bir norm olarak iptal davası süresini, genel olarak yanlış şart tasarrufu, geriye yürür şekilde geri almak için bir sınır olarak kabul etmek, bu süre geçtikten sonra tasarrufun ancak ilerisi için hüküm ifade edecek şekilde geri alınabileceği, daha doğrusu ilerisi için değiştirilebileceği, tarzında bir sonuca varmak gerektir. Belirtilen süreler geçtikten sonra idare yanlış tasarrufunu geri alsa bile, geçmişteki durumlar artık kazanılmış durum niteliğinde olacağından, yanlış işleme dayanılarak yapılmış ödemelerin sebepsiz olduğunun İleri sürülemeyeceği ve geri istenmesinin mümkün olmayacağına karar verildiğini, Sayıştay Genel Kurulunun 03.05.1979 tarih ve 3991/1 sayılı vekalet onayına ilişki...