Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... AŞ'nin hisselerine sahip ... hisselerini ... sattıklarını, satış bedelinin esas itibariyle banka kaynaklarından karşılanmasının ön görüldüğünü, banka kaynaklarından yapılan bu ödemenin banka kayıtlarına geçirilmediğini, gizli tutulduğunu, durumun bankaya el konunca ... tarihinde anlaşıldığını, borç nakline banka tarafından verilen muvafakatin karşılıksız kazandırma niteliğinde olduğunu, zira bu işlemle ...'ın kredi borcundan, ...'in ise hisse senetlerinin satış bedelini ödeme borcundan kurtulduklarını, bankanın teminatlarını kaybettiğini, bankacılık faaliyetleriyle uyumlu olmayan kazandırmaların geçersiz olduğunu, muvafakat beyanlarına banka adına imza atan kişinin aynı zamanda borcu üstlenen ... imza yetkilisi ...'in olduğunu, bu durumun TMK...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/571 Esas KARAR NO : 2025/692
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 16/03/2009 KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... AŞ'nin hisselerine sahip ... hisselerini ... sattıklarını, satış bedelinin esas itibariyle banka kaynaklarından karşılanmasının ön görüldüğünü, banka kaynaklarından yapılan bu ödemenin banka kayıtlarına geçirilmediğini, gizli tutulduğunu, durumun bankaya el konunca ... tarihinde anlaşıldığını, borç nakline banka tarafından verilen muvafakatin karşılıksız kazandırma niteliğinde olduğunu, zira bu işlemle ...'ın kredi borcundan, ...'in ise hisse senetlerinin satış bedelini ödeme borcundan kurtulduklarını, bankanın teminatlarını kaybettiğini, bankacılık faaliyetleriyle uyumlu olmayan kazandırmaların geçersiz olduğunu, muvafakat beyanlarına banka adına imza atan kişinin aynı zamanda borcu üstlenen ... imza yetkilisi ...'in olduğunu, bu durumun TMK 2'ye aykırı olduğunu, muvafakatin dolaylı olarak ... kredilendirilmesi olduğunu, bunun ... sayılı kanunun 11/9. maddesi gereğince kredi yasağının ihlali niteliğinde olduğunu, tüm bu işlemlerle davalıların ortak hareket ederek zarara sebep olduklarını, 100.397.450,41.-TL zararın dava tarihinden itibaren en yüksek orandaki temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar ..., ..., ... AŞ vekilleri cevap dilekçesinde özetle; benzer iddialarla müvekkilleri hakkında çok sayıda davalar açıldığını, davacı bankanın fona devredildiğini, talep edilen tutarın nasıl hesaplandığının anlaşılamadığını, davacının taraf olduğu borç nakli ve sulh sözleşmelerin feshine yönelik talepte bulunmadığını bu nedenle tazminat talep edemeyeceğini, bankanın zararının söz konusu olmadığını, davalılardan ...bakımından sadece sulh sözleşmelerinde adının geçtiğini bildirmiştir. Dava, ... AŞ'nin ... Grubundan ... devri amacıyla imzalanan pay devir sözleşmeleri ve sonrasında imzalanan sulh sözleşmesi ile her iki grubun banka kaynaklarının kendi lehlerine haksız şekilde kullanarak bankayı zarara uğratma iddiasına dayanmaktadır. Dava, ilk aşamada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olup o davada tefrik ve görevsizlik kararı verilmiştir, bu nedenle görülmekte olan davada davalılar ..., ... AŞ, ..., ... AŞ ve... AŞ'den ibarettir. Konu ile ilgili olarak aşamalarda mahkememizce bilirkişi incelemeleri yapılmıştır. 1.Rapor: ..., ..., ..., ... ve ... tarafından düzenlenen raporda; davacı tarafın dava dilekçesinde belirtilen her bir olay bakımından hangi hukuk kuralına aykırılık bulunduğu ve davalılardan her birinin hangi eyleminin hukuka aykırılık teşkil ettiğinin açıklanması halinde değerlendirme yapılabileceğini, borcu devir alan firmaların devraldıkları borçlardan sorumlu oldukları devredenlerin ise borçlardan kurtulduklarını, zarar tutarının 99.265.375,45.-TL olduğunu, ...'in ...