Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi özetle: davacının davalıya kulaklı peluş şapka sipariş ettiğini ve ürünlerin davacıya teslim edildiğini, ürün paketleri açıldıktan sonra yapılan incelemelerde ürünlerin siparişe konu özellikte olmadığının fark edildiğini ve durum derhal davalıya bildirilerek ayıplı ürünlerin iade alınması gerektiği hususunun dile getirildiğini, ayrıca iade faturası da kesildiğini, ancak davalı tarafça, arabuluculuk süreci de dâhil olmak üzere şu ana kadar problemi çözücü herhangi bir adım atılmadığını, davacıya teslim edilen ürünlerin boyutlarının onaylı çekim numunelerinin boyutlarından bariz şekilde küçük olduğunu, teslim edildiği haliyle kulak uzunluğu 15 cm gelen ürünün çekim numunesinde ve kalıpta 19 cm olduğunu, kalıbı özellikle başörtüsü...
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/920 Esas KARAR NO : 2025/774 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2023 KARAR TARİHİ : 03/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi özetle: davacının davalıya kulaklı peluş şapka sipariş ettiğini ve ürünlerin davacıya teslim edildiğini, ürün paketleri açıldıktan sonra yapılan incelemelerde ürünlerin siparişe konu özellikte olmadığının fark edildiğini ve durum derhal davalıya bildirilerek ayıplı ürünlerin iade alınması gerektiği hususunun dile getirildiğini, ayrıca iade faturası da kesildiğini, ancak davalı tarafça, arabuluculuk süreci de dâhil olmak üzere şu ana kadar problemi çözücü herhangi bir adım atılmadığını, davacıya teslim edilen ürünlerin boyutlarının onaylı çekim numunelerinin boyutlarından bariz şekilde küçük olduğunu, teslim edildiği haliyle kulak uzunluğu 15 cm gelen ürünün çekim numunesinde ve kalıpta 19 cm olduğunu, kalıbı özellikle başörtüsü üzerine takılabilecek büyüklükte ve formda revize etmelerine rağmen başörtüsüz bile takıldığında anormal görünen bir forma dönüştüğünü, davacının genel müşteri portföyü tesettürlü kadınlardan oluştuğu için pazar anlamında da kurumsal kimlik anlamında da ürünlerden fayda sağlanılmasının mümkün gözükmediğini, bahsi geçen ayıbın üründeki dikiş ve imalat kusurlarıyla birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin ziyadesiyle mağdur olduğunu, Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edildiğini, mevcut ayıp dolayısıyla müvekkilinin makul olarak beklediği faydaların ortadan kalktığını, davaya konu ürünlerdeki ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğunu, söz konusu ürünlerde gizli ayıbın var olduğunu, ürünlerdeki ayıpların davalı kaynaklı olduğunu, belirterek, davan kabulüne, dava konusu ürünlerin ayıpsız misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesine, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: Davacı tarafça yasal süresi içinde iddiasını ispata yarar deliller sunulmadığından öncelikle davanın bu sebeple reddini talep ettiğini, Davada harca esas değer gösterilmediğinden tamamlatılması için ara karar oluşturulması, aksi takdirde davanın usulden reddini talep ettiğini, TIK uyarınca süresinde ayıp ihbarının yapılmadığını, Dava konusu edilen emtialara ilişkin her hangi bir surette ayıp bulunmadığını, ayıplı olduğu ve kullanılamadığı ileri sürülen tekstil ürünlerinin davalı şirkete iade de edi...