Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı gerçek kişinin ise şirketin yetkili temsilcisi olduğunu ve sözleşmede ticari kefaleti bulunduğunu, davalıların elektrik tüketimine rağmen faturaları ödemediğini, davalı şirketin müvekkil şirket nezdinde yer alan tüketim faturalarını ödememesi sebebiyle muhtelif takipler başlatıldığını, Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan incelemelerde davalı şirketin şubelerinin sicilden terkin edilmek suretiyle kapandığının görüldüğünü, arabuluculuk görüşmeleri sırasında, şirketin tasfiyeye girdiğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/3015 KARAR NO : 2025/3103 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 04/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı gerçek kişinin ise şirketin yetkili temsilcisi olduğunu ve sözleşmede ticari kefaleti bulunduğunu, davalıların elektrik tüketimine rağmen faturaları ödemediğini, davalı şirketin müvekkil şirket nezdinde yer alan tüketim faturalarını ödememesi sebebiyle muhtelif takipler başlatıldığını, Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan incelemelerde davalı şirketin şubelerinin sicilden terkin edilmek suretiyle kapandığının görüldüğünü, arabuluculuk görüşmeleri sırasında, şirketin tasfiyeye girdiğini, müvekkili şirketin alacaklarını tahsil etmesinin olanaksız olduğunu beyan ettiğini, davalı şirket alacaklılardan mal kaçırma gayesi ile işletmelerini kapatmakta, paravan şirketler ile ticarete devam etmekte olduğunu, mal kaçırma şüphesi mevcut olup dava sonuçlanıncaya dek müvekkili şirketin alacağını tahsil etmesi güç hale geleceğini beyanla davalıların yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların, % 20den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, davalıların banka hesapları, taşınır ve taşınmazları üzerinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından; "Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde yukarıda verilen bilgiler ışığında davanın yaklaşık da olsa ispatı yargılama gerektirdiğinden ve İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediği..." gerekçeleriyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, ihtiyaten haczi talep edilen faturanın sözleşme gereği düzenlenen faturalar olduğu, davalılar tarafından sözleşmesel ilişkinin reddedilmediği, fatura son ödeme tarihinin 10/06/2025 tarihi olduğu, işbu tarih itibariyle alacağın muaccel olduğu ve rehinle de temin edilmediği, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu hususlarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, abonelik sözleşmesi gereği ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile ihtiyati haciz talebine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, fatura bedellerinin ödenm...