Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında araç hasar ve değer kaybı tazminatı ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesinin 18/08/2025 tarihli ara kararında; ihtiyati haciz ve tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, SEDDK tarafından kamuoyuna yapılan açıklama ile davalı ... Sigorta AŞ hakkında mali bünyeye ilişkin ikinci aşama tedbirler kapsamında işlem başlatıldığını, yeni poliçe düzenleme ve temdit yetkisinin kaldırıldığının bildirildiğini, davalı sigorta şirketinin içinde bulunduğu güncel durum göz önüne alındığında ihtiyati tedbir kararına esas teşkil edecek düzeyde açık, somut ve yeterli belgelerle yaklaşık olarak ispatlandığını, davalı sigorta şirketinin mali durumu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/2301 KARAR NO : 2025/1662 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/08/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2025/312 Esas DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında araç hasar ve değer kaybı tazminatı ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesinin 18/08/2025 tarihli ara kararında; ihtiyati haciz ve tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, SEDDK tarafından kamuoyuna yapılan açıklama ile davalı ... Sigorta AŞ hakkında mali bünyeye ilişkin ikinci aşama tedbirler kapsamında işlem başlatıldığını, yeni poliçe düzenleme ve temdit yetkisinin kaldırıldığının bildirildiğini, davalı sigorta şirketinin içinde bulunduğu güncel durum göz önüne alındığında ihtiyati tedbir kararına esas teşkil edecek düzeyde açık, somut ve yeterli belgelerle yaklaşık olarak ispatlandığını, davalı sigorta şirketinin mali durumu ve kamu otoritesi tarafından getirilen kısıtlamaların göz ardı edildiğini, ihtiyati haciz şartlarını düzenleyen İİK'nin 257. maddesine atıf yapılmış olsa da "ihtiyati tedbir" konulmasının talep edildiğini, ihtiyati tedbir yönünden değerlendirilmeye alınmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Talep, davacı sigortalı tarafından sigortacısından hasar, değer kaybı tazminatının tahsili davasında ihtiyati haciz ve tedbir talebinin reddi ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257/1. fıkrasına göre Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.İİK'nin 258/1. fıkrası gereğince Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir.Somut olayda dosyaya sunulan deliller itibarıyla, davacı tarafından talep edilen hasar ve değer kaybı tazminatının tutarı, bu aşamada yaklaşık olarak dahi tespit edilebilmiş değildir. Diğer yandan, ... Hesabı Yö...