Taraflar arasında görülen sözleşmenin iptali talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 14.08.2025 tarihli ara karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle;davacı şirketin davacı gerçek kişi (%8)ve davalı (%92) tarafından 2015 yılında kurulduğunu, taraflar arasında imzalanan 10.01.2025 tarihli hukuk uyuşmazlıklarında ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi ile davacu gerçek kişinin davalının %92 payının tamamını devraldığını, bu durumun pay defterine işlendiğini, böylece davacı gerçek kişinin davacı şirketin tek hissedarı olduğunu, dava konusu anlaşma belgesi uyarınca gerçek ve tüzel kişi davacıların oluşan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1774 KARAR NO : 2025/1598 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14.08.2025 tarihli ara karar. NUMARASI : 2025/714 E. DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin İptali Taraflar arasında görülen sözleşmenin iptali talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 14.08.2025 tarihli ara karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle;davacı şirketin davacı gerçek kişi (%8)ve davalı (%92) tarafından 2015 yılında kurulduğunu, taraflar arasında imzalanan 10.01.2025 tarihli hukuk uyuşmazlıklarında ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi ile davacu gerçek kişinin davalının %92 payının tamamını devraldığını, bu durumun pay defterine işlendiğini, böylece davacı gerçek kişinin davacı şirketin tek hissedarı olduğunu, dava konusu anlaşma belgesi uyarınca gerçek ve tüzel kişi davacıların oluşan borç yönünden müştereken ve müteselsilen borçlu hale geldiğini, ''Pay Devir Bedeli: 1.020.000 USD, Cezai Şart: 100.000 USD, Tüzel kişi müvekkilin cari hesap borçları, Tüzel kişi müvekkilin devirden sonra doğacak borçları'' başlıkları altında davacıların müteselesil borçlu hale geldiğini, söz konusu ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçersiz olduğunu, davacıların vekili olmadan toplantılara katılıp anlaşmayı imzaladığını, ortada bir uyuşmazlık söz konusu olmadığını, HUAK uyarınca ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurulması için tarafların arasında özel hukuk uyuşmazlığının bulunmasının şart olduğunu, ancak somut olayda taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığını, sadece hisse devri ve zaei şart belirlenmesinin söz konusu olduğunu, davacıların, davalının telkinleri ile şartları oluşmamasına rağmen ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurduğunu, HUAK 18/5 anlamında dava yasağı olmadığını, anlaşma tarihi itibariyle davacı gerçek kişinin payları devralmasına rağmen davacı şirketi henüz temsile yetkili kılnmadığını, imza sirküsü çıkarılmadığını, dolayısı ile davacı gerçek kişinin yetkisiz olarak davacı şirket adına imza attığını, tutanağın bu sebeple de hükümsüz olduğunu, arabulucunun süreç ve sonuçları konusunda tarafları yeterince aydınlatmadığını, arabulucunun davacı şirketin davacı gerçek kişi dışında temsilcisi olduğunu hatırlatmadığını, tutanağın TBK'nın hile, kesin hükümsüzlük, kanunun emredici hükümlerine aykırılığa ilişkin maddeleri uyarınca da hükümsüz olduğunu, anlaşma tutanağının veya belgesinin borç ikrarı içermediğini, davacı tüzel kişinin anlaşma belgesindeki borçlardan davacı gerçek kişinin temsil ve imza yetkisinin henüz olmaması sebebiyle sorumlu olmadığını, TTK'nın 380/1 maddesine göre anonim şirketin finansal yardım yasağı ilkesine a...