Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan 18/09/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, tasfiye hâline girdiğini alacaklılara çağrı amacıyla 11/06/2025 tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 331. sayfasında yayımlanan ilanla duyurduğunu, TTK m. 541 uyarınca tasfiye sürecinde alacaklılara çağrı usulünün işletilmesi zorunlu olduğunu, yerleşim yeri bilinen alacaklılara taahhütlü mektup, diğerlerine ise Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde birer hafta arayla üç kez ilan yapılması gerektiğini, ticaret siciline beyan edilen adrese gönderdikleri iki ayrı noter ihtarnamesi muhatap bulunamadı şerhiyle iade edildiğini, ... Noterliğinin 05/08/2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine ilişkin 07/08/2025 tarihli tebligat işleminin,...
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/632 Esas KARAR NO:2025/735
DAVA:Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ:18/09/2025 KARAR TARİHİ:20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan 18/09/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, tasfiye hâline girdiğini alacaklılara çağrı amacıyla 11/06/2025 tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 331. sayfasında yayımlanan ilanla duyurduğunu, TTK m. 541 uyarınca tasfiye sürecinde alacaklılara çağrı usulünün işletilmesi zorunlu olduğunu, yerleşim yeri bilinen alacaklılara taahhütlü mektup, diğerlerine ise Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde birer hafta arayla üç kez ilan yapılması gerektiğini, ticaret siciline beyan edilen adrese gönderdikleri iki ayrı noter ihtarnamesi muhatap bulunamadı şerhiyle iade edildiğini, ... Noterliğinin 05/08/2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine ilişkin 07/08/2025 tarihli tebligat işleminin, muhatabın adresten ayrıldığı ve adreste bulunmadığı gerekçesiyle iade edildiğini; 05/09/2025 tarihli ikinci tebligat işlemi ise muhatap adreste tanınmıyor şerhiyle geri döndüğünü, şirketin sicil adresinin fiilen kullanılmadığını göstermekte ve alacaklılara çağrının gereği gibi yapılmasını fiilen engellediğini, alacaklılara çağrı usulü tamamlanmadan tasfiyenin ilerletilmesi ve dağıtım ile terkin işlemlerinin yapılması hukuken mümkün olmadığını, alacaklar taleplerinin işçilik alacağı olduğunu, işçilik alacağı öncelikli olarak deftere yazılması gerekirken kaldı ki, bu alacak bakımından herhangi bir uyuşmazlık bulunduğu ileri sürülse dahi, TTK m. 541/3 uyarınca henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlar için, borcu karşılayacak tutarda paranın notere depo edilmesi gerektiğini, davalının, ticaret sicilinde kayıtlı adresini fiilen terk ederek tebligatları imkânsız kılması, yalnızca alacaklılara çağrı usulünü ihlal etmekle kalmamakta, aynı zamanda alacaklılardan mal kaçırma veya şirketin mevcut borca batıklık durumunu gizleme amacı taşıdığına dair ciddi şüpheler doğurduğunu, bu nedenlerden dolayı; telafisi imkânsız zararların önlenmesi amacıyla, HMK m. 389 vd. uyarınca, dava sonuçlanıncaya kadar davalı şirketin tasfiye işlemlerinin, malvarlığı üzerindeki tasarruflarının, ortaklara pay dağıtımının ve ticaret sicilinden terkin işlemlerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına ve bu tedbir kararının ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne bildirilerek sicile şerh edilmesine, tasfiye işlemlerinin, özellikle alacaklılara çağrı usulüne ilişkin TTK m. 541 hükümlerine aykırı (usulsüz) yürütüldüğünün tespitine, davalı şirketin sicilde kayıtlı adresinin fiilen bulunmadığı ve işlevsiz olduğu anlaşıldığından, doğru ve fiilî adresinin tespit edilerek sicil kaydının düzeltilmesine ve bu yeni adrese TTK m. 541'de öngörülen usule uygun olarak bilinen alacaklılara taahhütlü mektupla yeniden çağrı yapılmasına,...