Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dosya kapsamından, davacı tarafın davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır. Davacının sunduğu belge ve kayıtlar incelendiğinde, müvekkil şirket tarafından davalıya teslim edilen mallara ilişkin 188.203,77 TL tutarında fatura düzenlendiği, söz konusu faturanın davalıya ibraz edilip davalı tarafından imzalanarak kabul edildiği, ancak fatura bedelinin ödenmediği ve bu faturaya karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı görülmektedir. Yapılan icra takibi üzerine davalının borcun 98.400,00 TLlik kısmını aynı gün haricen ödediği, buna rağmen kalan borç yönünden böyle bir borcumuz yoktur şeklindeki soyut bir beyanla takibe itiraz...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/822 Esas KARAR NO : 2025/849
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dosya kapsamından, davacı tarafın davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır. Davacının sunduğu belge ve kayıtlar incelendiğinde, müvekkil şirket tarafından davalıya teslim edilen mallara ilişkin 188.203,77 TL tutarında fatura düzenlendiği, söz konusu faturanın davalıya ibraz edilip davalı tarafından imzalanarak kabul edildiği, ancak fatura bedelinin ödenmediği ve bu faturaya karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı görülmektedir. Yapılan icra takibi üzerine davalının borcun 98.400,00 TLlik kısmını aynı gün haricen ödediği, buna rağmen kalan borç yönünden böyle bir borcumuz yoktur şeklindeki soyut bir beyanla takibe itiraz ettiği, itirazının dayanak içermediği ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu tespit edilmiştir. Tarafların ticari defterleri incelendiğinde, aralarındaki ticari ilişkinin ve borcun varlığının açık şekilde ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Davalının itirazının, borcu sürüncemede bırakma ve takibi uzatma amacı taşıdığı, itirazda borcun ne kadarına yönelik olduğu dahi belirtilmediği için hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle davalının itirazının iptaliyle takibin durduğu yerden devam etmesi, haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle borçlu hakkında İİK m. 67 gereğince alacağın en az %20si oranında inkâr tazminatına ve ayrıca kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalının borç ödeme konusundaki tutumunun ve borçlunun mallarını kaçırma kastının mevcut olduğu iddiasının dosya kapsamındaki olgularla desteklendiği görülmekle, davacının ihtiyati haciz talebinin teminatsız olarak kabulü, aksi hâlde en alt düzeyde teminat alınması gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm delillericra dosyası, ticari defter kayıtları, fatura, depo çıkış fişleri, ödeme dekontu, bilirkişi incelemesi ve diğer yasal delillerbirlikte değerlendirildiğinde, davalının itirazının haksız olduğu sonucuna ulaşılmış olup, davanın kabulü, takibin devamına, tazminat taleplerinin kabulüne ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesi gerektiği kanaati oluşmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosya kapsamından, davalı şirketin toplu yemek üretimi yaptığı ve uzun süredir davacı ile cari hesap esasına dayalı ticari ilişki yürüttüğü, davacının teslim ettiği mallara karşılık davalı tarafından uygun gördüğü tarihlerde bölümler hâlinde ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı şirket tarafından, davacının icra takibine giriştiği tarihten hemen önce, 05.10.2024 tarihinde 50.000 TL ve 48.400 TL olmak üzere toplam 98.400 TL ödeme gerçekleştirildiği, ancak davacının bu öde...