Mahkememizde görülmekte olan Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar ---- davalı ------- arasında, daha önce kurulan güven ilişkisi çerçevesinde, davalıya ait olduğu iddia edilen üç gemiden her birinde %30 oranında ortaklık kurulması üzerine bir işbirliği anlaşması yapıldığını, davalının, gemilerin bakımlı, yüksek kârlı ve düzenli gelir getirdiğini, finansal tabloları ve sınıf sertifikalarının yenilendiğini ifade ederek, müvekkillerini bu yatırımı yapmaya ikna ettiğini, anlaşma neticesinde toplam-------davalıya yaptıklarını,, ancak üzerinden sekiz ay geçmesine rağmen: davacıların hiçbir gemide ne fiili ne de resmî ortak yapılmadığını, gemilerin işletme finansallarına, kâr paylarına ve yönetimine dair hiç bilgi verilmediğini, davacıların, ----gemi için sembolik...
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/469 KARAR NO: 2025/820 DAVA: Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/06/2025 KARAR TARİHİ: 07/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar ---- davalı ------- arasında, daha önce kurulan güven ilişkisi çerçevesinde, davalıya ait olduğu iddia edilen üç gemiden her birinde %30 oranında ortaklık kurulması üzerine bir işbirliği anlaşması yapıldığını, davalının, gemilerin bakımlı, yüksek kârlı ve düzenli gelir getirdiğini, finansal tabloları ve sınıf sertifikalarının yenilendiğini ifade ederek, müvekkillerini bu yatırımı yapmaya ikna ettiğini, anlaşma neticesinde toplam-------davalıya yaptıklarını,, ancak üzerinden sekiz ay geçmesine rağmen: davacıların hiçbir gemide ne fiili ne de resmî ortak yapılmadığını, gemilerin işletme finansallarına, kâr paylarına ve yönetimine dair hiç bilgi verilmediğini, davacıların, ----gemi için sembolik olarak %30 hisseyi üstlendikleri --------olarak gösterildiğini ancak bu ortaklığın13 gün sonra, davacıların bilgisi ve rızası olmaksızın geminin ------- söküme gönderilmesiyle sona erdirildiğini, sökümden elde edilen hurda bedelinin tamamının davalı tarafından tahsil edilip davacılara hiçbir pay ödenmediğini, bütün bu sürecin davacıların iradesinin ciddi şekilde sakatlanmış olduğunu, davalının ortaklık kurma iradesinin baştan itibaren bulunmadığını ve hileyle haksız kazanç sağladığını gösterdiğini, -------söküm planlaması, denizcilik operasyonlarında uzun hazırlık gerektirirken, son anda bu geminin hurdaya gönderilmesinin de davalının en başından itibaren ortaklığa samimi niyet beslemediğinin delili olduğunu, müvekkilleri tarafından davalı --------- gemilere ortak olunması amacıyla yapılan 420.000 Amerikan Doları tutarındaki ödemenin, sözleşmenin irade sakatlığı, irade beyanlarının birine uymaması nedeniyle baştan itibaren hükümsüz sayılarak ticari temmerrüt faiziyle birlikte iadesi talebi ile dava açtıklarını, davalının kendi ikamet adresini sürekli yurtdışında göstererek, şirketleri ve mal varlıklarını yakınlarına devir ederek, ticaretine devam ediyorken resmi kanallardan fakirlik belgesi alarak, şirketlerini tasfiye ettirerek, bir çok off-shore ve Türk şirketi paravan olarak kullanarak ve bu şirketler arasındaki organik bağ ve para akışı vesilesi ile sürekli ve itiraz edilemeyecek şekilde mal kaçırdığını ve her türlü hukuki sorumluluktan kaçtığını, davalının hileli eylem ve işlemlerini birçok şirkete yaptığının denizcilik sektörü tarafından bilindiğini, davalı hakkında yerel basında yer alan haberlerde, birçok farklı şirketi dolandırdığına ilişkin iddiaların kamuoyuna yansıdığını,, bu haberlerin dahi başlıbaşına müvekkili şirketin alacağının ciddi biçimde tehdit altında olduğunu ortaya koyduğunu beyanla, yapılan ödemelerin iadesi ile zararın tazmini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ...