DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/01/2019 KARAR TARİHİ : 17/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla İzmir ....İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, takibin 02/07/2018 tarihinde ... seri numaralı 54.598,06 Euro bedelli faturaya dayalı başlatıldığını, borçlunun faturaya konu olan mal ve hizmeti almış olduğu halde borcunu ödeyerek takibi durdurduğunu, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, borçlu ve alacaklı şirket ticari defter ve belgelerin incelendiğinde, alacak/borcun açıkça tespit edileceğini, 01/01/2019 tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklar hakkında zorunlu arabuluculuk dava şartı olarak getirilmiş olduğundan mevcut uyuşmazlığın...
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/170 Esas KARAR NO : 2020/602 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/01/2019 KARAR TARİHİ : 17/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla İzmir ....İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, takibin 02/07/2018 tarihinde ... seri numaralı 54.598,06 Euro bedelli faturaya dayalı başlatıldığını, borçlunun faturaya konu olan mal ve hizmeti almış olduğu halde borcunu ödeyerek takibi durdurduğunu, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, borçlu ve alacaklı şirket ticari defter ve belgelerin incelendiğinde, alacak/borcun açıkça tespit edileceğini, 01/01/2019 tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklar hakkında zorunlu arabuluculuk dava şartı olarak getirilmiş olduğundan mevcut uyuşmazlığın çözümü için öncelikle arabuluculuk yoluna müracaat edildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, borçlu şirketin hiçbir dayanağı olmayan borca itirazının iptali davasının sonuçlanması halinde borcun/alacağın tahsili imkanının kalmayacağını, borçlu şirketin vergi dairesine vermiş olduğu beyannamelerde borçlu olduğu, KDV beyannamesinde faturanın yer aldığı diğer beyannamelerde de alacaklı olduklarının açıkça belli olduğunu bildirerek borçlunun borca yeter miktarda hak ve alacaklarının, menkul ve gayrimenkullerinin, 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının, bankada mevcut mevduatının ihtiyaten haczine karar verilmesini, haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, alacak miktarının T.C.M.B. döviz kurlarının fiili ödeme tarihindeki kura göre hesap edilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen geçerli bir sözleşme olmadığını, dava konusu emtianın kesin kabulünün gerçekleşmediğini yani borcun muaccel olmadığını, faturanın bir sözleşme olmadığını, düzenlenmiş olan faturada herhangi bir vade olmadığını, olsaydı dahi faturaya sözleşmenin hilafına yazılan vade, faiz oranı gibi notların gereçli olamayacağının Kanun hükümleri ve Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, bu nedenle davacı takip tarihi itibariyle sözleşmeye göre muaccel olmamış bir borç için icra takibi yapıldığını, davacının muaccel olmayan bir alacağı için icra takibi başlattığından kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın alacağının muaccel olduğunu ispat edemediğini, davanın konusuz kaldığını, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığını bildirerek müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli olan iş bu itirazın iptali davasının reddine, haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın yüzde 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin mahkememizin 07/02/...