Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş. vekili tarafından açılan işbu dava, davalı yabancı şirketler tarafından Türkiyede yetkilendirme olmaksızın yürütülen elektronik haberleşme faaliyetlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, öncelikle görev, yetki ve uygulanacak hukuk bakımından değerlendirme yaparak, uyuşmazlıkta Türk Hukukunun uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 37. maddesi uyarınca haksız rekabetten doğan taleplerde, haksız rekabet sebebiyle piyasası doğrudan etkilenen ülke hukukunun uygulanacağı düzenlenmiş olup, somut olayda doğrudan etkilenen piyasanın Türkiye piyasası olduğu, bu nedenle Türk Hukukunun uygulanmasının zorunlu bulunduğu ileri...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/213 Esas KARAR NO:2025/709
DAVA:Tespit DAVA TARİHİ:18/03/2025 KARAR TARİHİ:08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş. vekili tarafından açılan işbu dava, davalı yabancı şirketler tarafından Türkiyede yetkilendirme olmaksızın yürütülen elektronik haberleşme faaliyetlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, öncelikle görev, yetki ve uygulanacak hukuk bakımından değerlendirme yaparak, uyuşmazlıkta Türk Hukukunun uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 37. maddesi uyarınca haksız rekabetten doğan taleplerde, haksız rekabet sebebiyle piyasası doğrudan etkilenen ülke hukukunun uygulanacağı düzenlenmiş olup, somut olayda doğrudan etkilenen piyasanın Türkiye piyasası olduğu, bu nedenle Türk Hukukunun uygulanmasının zorunlu bulunduğu ileri sürülmüştür. Görev yönünden davanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiği ifade edilmiştir. Yetki bakımından ise, Milletlerarası Özel Hukuk Kanununun 40. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 16. maddesi hükümleri uyarınca, haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, bu çerçevede zarar gören şirketin yerleşim yeri olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili bulunduğu açıklanmıştır. Uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak, davacı ... A.Ş.nin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında yetkilendirilmiş bir işletmeci olduğu, bu kapsamda yürütülen faaliyetlerin BTK denetimi ve iznine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Buna rağmen davalı şirketlerin, Türkiyede herhangi bir yetkilendirme bulunmaksızın ... üzerinden mobil internet hizmeti sundukları, bu hizmetlerin 5809 sayılı Kanun kapsamında yalnızca BTK tarafından yetkilendirilmiş işletmeciler tarafından yürütülmesi gereken faaliyetler arasında olduğu ileri sürülmüştür. Davacı taraf, davalıların sunduğu E-SİM hizmetlerinin, BTK yetkilendirmesi olmaksızın Türkiyede elektronik haberleşme hizmeti verilmesi anlamına geldiğini, bunun hem hukuka aykırı faaliyet teşkil ettiğini hem de yetkili işletmeciler aleyhine haksız rekabet oluşturduğunu belirtmiştir. Davalıların sunduğu bu hizmetler neticesinde, yetkilendirilmiş operatörlerin roaming (uluslararası dolaşım) hizmetlerinden elde ettikleri gelirlerde ciddi azalma meydana geldiği, ayrıca davalıların yurt dışında kurulu olmaları sebebiyle KDV, ÖİV, Hazine Payı, Telsiz Ücreti ve Kurumlar Vergisi gibi yasal yükümlülükleri yerine getirmedikleri, bu nedenle kamu gelirlerinde kayba neden oldukları ifade edilmiştir. Davacı vekili, davalı şirketlerin internet siteleri ve mobil uygulamaları (özellikle ... başt...