Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/11/2022 Tarih ve 2021/128 Esas - 2022/326 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, müvekkilinin 2016/81910 sayılı "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı Şirketin ise 2020/25407 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından haksız bir şekilde reddolunduğunu, taraf markalarının esas unsurları itibariyle benzer olduğunu, müvekkili markasının "..." şeklinde telaffuz edileceğini, dava konusu markanın ise "..." şeklinde yazıldığı gibi...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1707 - 2025/1900 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1707 KARAR NO : 2025/1900 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/11/2022 NUMARASI : 2021/128 E. - 2022/326 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/11/2022 Tarih ve 2021/128 Esas - 2022/326 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, müvekkilinin 2016/81910 sayılı "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı Şirketin ise 2020/25407 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından haksız bir şekilde reddolunduğunu, taraf markalarının esas unsurları itibariyle benzer olduğunu, müvekkili markasının "..." şeklinde telaffuz edileceğini, dava konusu markanın ise "..." şeklinde yazıldığı gibi telaffuz edileceğini, işaretler arasında vurgunun az olduğu noktalarda "a" ve "l" harflerinden kaynaklı ufak farklılıklar bulunduğunu, markaların başlangıç seslerindeki benzerliğin iltibas için yeterli olduğunu, Yargıtay'ın emsal uygulamasının da bu yönde bulunduğunu, davalı markasının 01. ve 05. sınıftaki ürünler için tescil edilmek istenildiğini, müvekkili markasının ise 5. ve 35. sınıftaki aynı/bağlantılı/benzer ürünler üzerinde tescilli olduğunu, dava konusu markanın adeta müvekkili markasının serisi gibi algılanacağını, taraf markaları arasındaki benzerlik nedeniyle insan hayatlarının riske girmesinin söz konusu olduğunu, müvekkili markalarının aynı zamanda tanınmış olduğunu ve başvurunun bu nedenle de reddinin gerektiğini, müvekkilinin dava konusu marka üzerinde gerçek hak sahibi bulunduğunu ve SMK'nın 6/3 maddesi koşullarının da oluştuğunu, başvurunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-1661 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığını, davacı markası ... şeklinde 4 hece iken, müvekkili markasının ... şeklinde üç heceden ibaret olduğunu, markaların yalnızca ilk üç harflerinin benzer bulunduğunu, bütün olarak işaretler arasında bir benzerlik bulunmadığını, davacı yan markalarının tanınmış olmadığını, sunmuş olduğu delillerin birçoğunun müvekkili başvurusundan...