DAVA : Alacak (Ticari Niteliteki Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 24/07/2025 KARAR TARİHİ : 25/07/2025 KA.YAZ. TARİHİ : 25/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Niteliteki Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACILARIN TALEBİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; " Müvekkili şirketin faaliyetlerini sürdürmek amacıyla, davalı banka nezdinde kredi kullandığını, söz konusu kredi borcunun teminatı olarak, o dönem şirket müdürü sıfatını haiz olan ..., şirkete şahsi bir menfaat sağlamaksızın, bizzat maliki olduğu kıymetli bir taşınmazı banka lehine ipotek ettirdiğini, şirketin içinde bulunduğu mali sıkıntılar neticesinde kredi geri ödemelerinde aksama yaşandığını; bu süreçte, davalı bankanın, ipotekli taşınmaz üzerinde, taşınmazın devri ve kullanımına ilişkin bir vefa hakkı sözleşmesi düzenlediğini,...
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/549 Esas - 2025/580 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/549 KARAR NO : 2025/580
HAKİM : ...... KATİP : ......
DAVACILAR : 1- ...... 2- ... - ...... 3- ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ......
DAVA : Alacak (Ticari Niteliteki Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 24/07/2025 KARAR TARİHİ : 25/07/2025 KA.YAZ. TARİHİ : 25/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Niteliteki Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACILARIN TALEBİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; " Müvekkili şirketin faaliyetlerini sürdürmek amacıyla, davalı banka nezdinde kredi kullandığını, söz konusu kredi borcunun teminatı olarak, o dönem şirket müdürü sıfatını haiz olan ..., şirkete şahsi bir menfaat sağlamaksızın, bizzat maliki olduğu kıymetli bir taşınmazı banka lehine ipotek ettirdiğini, şirketin içinde bulunduğu mali sıkıntılar neticesinde kredi geri ödemelerinde aksama yaşandığını; bu süreçte, davalı bankanın, ipotekli taşınmaz üzerinde, taşınmazın devri ve kullanımına ilişkin bir vefa hakkı sözleşmesi düzenlediğini, şirketin müdürü olarak görev yapan kişinin, şirketin aile şirketi olması nedeniyle yalnızca şeklen bu göreve getirildiğini, şirketin mali yapısı, ticari faaliyetleri ve hukuki süreçleri konusunda yeterli bilgi, tecrübe ve ehliyete sahip olmadığını ve vefa hakkına konu sözleşmenin imzalandığı dönemde, şirketin ciddi bir mali darboğaz içerisinde olduğunu, taşınmazın elden çıkma tehlikesiyle karşı karşıya kalınması sebebiyle sözleşme borçlusu şirketin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı ve zor durum, alacaklı banka tarafından istismar edildiğini, banka, borçlu şirketi baskı altına alarak söz konusu vefa hakkı sözleşmesini imzalamaya zorladığını, 24 Temmuz 2024 tarihinde, şirket eski müdürü ...in eşi ... tarafından şirketin devralındığını, müvekkili şirketin yönetimi, 24.07.2024 tarihinde değiştiğini; yalnızca yönetim değil, aynı zamanda ortaklık yapısının da tamamen dönüştüğünü, şirketin eski ortakları olan ......, şirkette sahip oldukları tüm hisseleri ...e devrettiğini, bu suretle şirketin tamamının ... mülkiyetine geçtiğini, taraflar arasında bir vefa hakkı sözleşmesi yapılmış olmasına rağmen, davalı banka tarafından tapu kaydına bu sözleşmeye ilişkin herhangi bir şerh verilmediğini, bu durumun taşınmazın üçüncü kişilere devri olasılığını güçlendirdiğini ve satış niyetlerinin bulunduğuna dair ciddi bir risk ortaya koyduğunu, sözleşmenin, bankaya taşınmaz üzerinde mutlak egemenlik sağlayan, borçlu tarafa ise borç yükünden kurtulma imkânı tanımayan, tek taraflı, dengesiz ve adaletsiz bir içerik kazandırdığını, sözleşmede faiz oranının üst sınırının belirtilmediğini, herhangi bir yasal referansa da dayandırılmadığını; müvekkilinin bu oranı pazarlık edebilme veya itiraz edebilme imkânı bulunmadığını, sözleşme bir bütün olarak Borçla...