Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin yurt dışından ithal ettiği kumaş satımı da yapmakta olduğu için bir çok ürünün satışı döviz üzerinden yapılmakta ve davalının da kur farkını karşılamakta olduğunu, Davalının bu alım satımlar karşılığında TBK hükümlerine göre açık hesaba mahsup edilmek üzere çeşitli nakit veya çek ile ödemeler yapmakta olduğunu, müvekkilinin de TBK m.100 hükmündeki Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz (f.1). Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir (f.2)''...
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/608 Esas KARAR NO : 2025/761
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/07/2025 KARAR TARİHİ : 07/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin yurt dışından ithal ettiği kumaş satımı da yapmakta olduğu için bir çok ürünün satışı döviz üzerinden yapılmakta ve davalının da kur farkını karşılamakta olduğunu, Davalının bu alım satımlar karşılığında TBK hükümlerine göre açık hesaba mahsup edilmek üzere çeşitli nakit veya çek ile ödemeler yapmakta olduğunu, müvekkilinin de TBK m.100 hükmündeki Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz (f.1). Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir (f.2)'' düzenlemesine göre mahsup yapmakta olduğunu ve kur farklarından dolayı da faturalar keserek bu şekilde hesaplaşmalar sağlandığını, durum bu şekilde devam ederken davalının, müvekkil şirketin kestiği 08/10/2024 tarihli 542.810,23 TL lik kur farkı faturasını; yine müvekkili şirketin kestiği ve sistem üzerinden tebliğ ettiği 08/10/2024 tarihli 99.500,00 TL lik vade farkı faturası; bir de davalının kendince hiç bir yasla dayanağı olmadığı halde, çok önceleri aldığı bir malda giderilebilir ayıp olduğundan bahisle müvekkili şirkete JÜT TEMİZLEME BEDELİ adı altında 20.03.2024 tarihli bir fatura keserek müvekkilinin açık hesabına alacak olarak kayıt etmiş olduğunu ve hesabından düştüğünü, fakat müvekkili şirketin bu faturayı ve içeriğini kabul etmeyerek derhal Bakırköy ..... Noterliğinden ihtar çekerek kestiği veya iade ettiği üç adet faturayı ve içeriğini kabul etmediğini bildirmiş olmasına rağmen davalının usule aykırı defter ve belge düzenleyerek bunlarında ticari defterlerine işlenmiş olduğunun öğrenildiğini, ayrıca davalının açık hesaba mahsup edilmek üzere verilmiş olan 30/06/2024 vadeli ... nolu 500.000,00 TL lik çek için de Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından da menfi tespit davası açarak gerçeğe aykırı beyanlar ile bu çeki başka bir çek karşılığı olarak verdiğini iddia etmiş olduğunu ve çek için yapılan icra takibine ilişkin sadece 250.000,00 TL ödeme yapmış olduğunu, bunun da masraf ve vekalet ücretlerine mahsup edildiğini, neticede müvekkilinin alacağının 540.933,26 Tl olduğunu, neticede açık hesapta son durum itibariyle müvekkili şirketin işlemiş ve işleyecek avans faizleri hariç 540.933,26 alacağı bulunduğunu, davalının da bunu ödemediğini, ayrıca verdiği ödeme belgesi için de borcu olmadığına ilişkin menfi tespit ve onun defterlerinde alacak olarak görünen bakiye için de alacak istemekte olduğunu, oysa davalını...