Yukarıda tarafları yazılı dava dosyasında yapılan yargılama sonunda; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Üretim A.Ş.'nin müvekkiline aidat ve doğalgaz bedellerinin geç ödenmesinden kaynaklanan faiz borcu bulunduğunu, davalı tarafça adı geçen şirketin mallarının icra yoluyla satışı sırasında borçlu şirketin müvekkiline olan borçlarının ödenmesinden sonra alıcı ve alacaklı davalı banka adına satılan taşınmazların tescilinin yapılabileceğinin bildirildiğini, buna rağmen icra müdürlüğünce satışın yapılarak iflas halindeki davalı bankanın uhdesine satışı yapılan taşınmazların geçirildiğini, 4562 sayılı OSB kanununun 15 (4) maddesi ve 18. maddeleri uyarınca borçlu şirketin müvekkiline olan borcunun ödenmesi gerektiğinin davalıya bildirilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, icra müdürlüğünün yasal hükümleri yok sayarak satışı yaptığını, müvekkilinin uygunluk görüşü alınmadan ve...
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/553 Esas KARAR NO : 2020/34 DAVA : Kayıt Kabul DAVA TARİHİ : 26/11/2018 KARAR TARİHİ : 22/01/2020 Yukarıda tarafları yazılı dava dosyasında yapılan yargılama sonunda; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Üretim A.Ş.'nin müvekkiline aidat ve doğalgaz bedellerinin geç ödenmesinden kaynaklanan faiz borcu bulunduğunu, davalı tarafça adı geçen şirketin mallarının icra yoluyla satışı sırasında borçlu şirketin müvekkiline olan borçlarının ödenmesinden sonra alıcı ve alacaklı davalı banka adına satılan taşınmazların tescilinin yapılabileceğinin bildirildiğini, buna rağmen icra müdürlüğünce satışın yapılarak iflas halindeki davalı bankanın uhdesine satışı yapılan taşınmazların geçirildiğini, 4562 sayılı OSB kanununun 15 (4) maddesi ve 18. maddeleri uyarınca borçlu şirketin müvekkiline olan borcunun ödenmesi gerektiğinin davalıya bildirilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, icra müdürlüğünün yasal hükümleri yok sayarak satışı yaptığını, müvekkilinin uygunluk görüşü alınmadan ve alacağı ödenmeden davalı adına satışı yapılan taşınmazların tescilinin hukuka aykırı olup davalı bankanın borçlu şirketin müvekkiline olan borcunu ödemekle yükümlü olduğunu bildirmiş, 6.379.971,36-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın eksik harçla açılması nedeniyle eksik harcın tamamlanması gerektiğini, ipotekli taşınmazın icra ihalesinden 32.387.226,00-TL bedelle müflis bankaya geçtiğini, söz konusu taşınmaz satış bedelinin müflis bankanın rüçhanlı olan alacağını bile karşılamadığını, 28.02.2018 tarihli 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5. ve 47. maddeleri ile İcra ve İflas Kanunu ile Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'da yapılan değişikliklerle artık gümrük, resmi bina ve arazi vergisi gibi eşya ve gayrimenkulün aynından doğan amme alacaklarının rehinli alacaklardan sonra geldiğini, benzer hükmün 6183 sayılı kanunun 21 (2) maddesinde de bulunduğunu, İ.İ.K'nun 206 (1) maddesinde rehinli olan alacakların satış tutarı üzerinde rüçhan haklarının bulunduğunun, gümrük resmi ve akar vergisi gibi devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve verginin rehinli alacaklardan sonra geldiğinin düzenlendiğini, bu yasal düzenlemeler gereğince ihalesi yapılan taşınmazın aynından kaynaklanan emlak, vergi v.s. diğer borçların ipotek alacaklarından sonra geldiğini, davacı tarafın eğer bir itirazı var ise süresiz şikayet yolu ile ihalenin feshi davası açma hakkı var iken ayrıca muafiyet ile ilgili kararı veren Torbalı İcra Hukuk Mahkemesi'nin 24/05/2018 tarihli ... sayılı kararına karşı bir üst yargı mercine gitme imkanı var iken bu yasal yolların hiçbiri tercih etmeden icra hukuk mahkeme'sinin görevli olduğu bir konuda açılan davada asliye ticaret mahkemesinin görevsiz olduğunu, ayrıca Torbalı İcra Hukuk Mahkemesi'nin 24/05/2018 tarihli ... sayılı k...