Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların kardeşi ----- vefat etmiş olduğunu ve mirasçı olarak geriye kardeşleri ----kaldığını, dava konusu aracın muris --- vefat ettiği sırada onun üzerine tescilli bulunan, müvekkili şirket tarafından satın alınmış ve müvekkili şirkete ait araç olduğunu belirterek dava konusu araç mülkiyetinin müvekkili şirket adına tespiti ve tescilini talep ve dava etmiştir. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı, aracın mülkiyetinin davacı adına tespiti ve tescili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMKnin 2. maddesinde asliye hukuk mahkemelerinin görevi düzenlenmiş olup buna göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin...
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/216 Esas KARAR NO: 2025/622 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2025 KARAR TARİHİ: 11/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların kardeşi ----- vefat etmiş olduğunu ve mirasçı olarak geriye kardeşleri ----kaldığını, dava konusu aracın muris --- vefat ettiği sırada onun üzerine tescilli bulunan, müvekkili şirket tarafından satın alınmış ve müvekkili şirkete ait araç olduğunu belirterek dava konusu araç mülkiyetinin müvekkili şirket adına tespiti ve tescilini talep ve dava etmiştir. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı, aracın mülkiyetinin davacı adına tespiti ve tescili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMKnin 2. maddesinde asliye hukuk mahkemelerinin görevi düzenlenmiş olup buna göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTKnin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinde görüleceği açıktır. Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında, davacının inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı aracın mülkiyetinin davacı şirket adına tespiti ve tescili istekli olarak eldeki davayı açtığı, davalıların tacir olmadığı, davanın açıklanan içeriğine göre malvarlığına ilişkin bulunduğu, mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTKnin hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği anlaşılmakla, davanın niteliği itibariyle genel mahkeme sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, asliye ticaret mahkemesinin görevsiz olduğu dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Davaya bakmaya----------- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 6100 sayılı ...