Mahkememizde görülmekte olan tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf davalı ile aralarında adi adi yazılı Gayrimenkul Satış vaadi sözleşmesi bulunduğunu, taşınmaz bedellerinin ödenmiş olmasına rağmen devirlerin gerçekleştirilmediğini belirterekbu taşınmazların davacı adına tescilini, terditli olarak rayiç bedelinin davalı şirketten tahsilini olmadığı taktirde yapılan ödemelerin USD olarak davalıdan tahsili ile davacıdan masraf adı altında alınan ödemelerin döviz cinsinden faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep etmiştir. Davalı taraf davanın reddini istemiştir. Davalının yabancı uyruklu olması nazara alınarak tacir sıfatının bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olmasının yanında HMK'nın 114. maddesinde açıkça dava şartı olarak düzenlenmiş olduğundan, mahkemelerce ve istinaf incelemesi...
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/285 Esas - 2025/462 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/285 Esas KARAR NO : 2025/462
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 21/04/2025 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf davalı ile aralarında adi adi yazılı Gayrimenkul Satış vaadi sözleşmesi bulunduğunu, taşınmaz bedellerinin ödenmiş olmasına rağmen devirlerin gerçekleştirilmediğini belirterekbu taşınmazların davacı adına tescilini, terditli olarak rayiç bedelinin davalı şirketten tahsilini olmadığı taktirde yapılan ödemelerin USD olarak davalıdan tahsili ile davacıdan masraf adı altında alınan ödemelerin döviz cinsinden faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep etmiştir. Davalı taraf davanın reddini istemiştir. Davalının yabancı uyruklu olması nazara alınarak tacir sıfatının bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olmasının yanında HMK'nın 114. maddesinde açıkça dava şartı olarak düzenlenmiş olduğundan, mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için öncelikle "ticari işletme", "ticari iş", "tacir" ve "ticari dava" kavramları üzerinde kısaca durulmasında yarar vardır. Belirtmek gerekir ki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun hazırlanmasında esas itibariyle "ticari işletme" temelinden hareket edilmiş ve ticaret hukukunun önemli kurumları ticari işletme kavramı ile bağlantı kurularak tanımlanmıştır. Bu hususa TTK'nın 11. maddesinin gerekçesinde de değinilmiş ve "...ticari işletme kanunun temelidir; yani merkez kavramıdır; bu niteliği ile belirleyici, hatta tanımlayıcıdır..." denilmiştir. Ticari işletme, TTK'nın 11/1. maddesindeki tanıma göre; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınırın ise Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılac...