DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Dairemizce verilen 29/03/2024 tarih ve 2022/388 Esas, 2024/644 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/04/2025 tarih ve 2024/4194 Esas, 2025/2406 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkiline ait "..." ibareli marka ile davalıya ait "..." ibareli markanın görsel ve işitsel olarak güçlü bir benzerlik ihtiva ettiğini, bu benzerliğin markalar arasında bir bağ olduğu ve birbirlerinin serisi olduğu intibaını uyandırdığını, davalı markası kapsamındaki malların müvekkilinin tescilli markasının kapsamında yer alan mallar olduğunu, markaların birbirlerinin yerine ikame edilebilir olacağından tüketicinin diğer markayı tercih etme riskinin...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1190 - 2025/1688 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1190 KARAR NO : 2025/1688 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2021 NUMARASI : 2018/397 E. - 2021/20 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Dairemizce verilen 29/03/2024 tarih ve 2022/388 Esas, 2024/644 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/04/2025 tarih ve 2024/4194 Esas, 2025/2406 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkiline ait "..." ibareli marka ile davalıya ait "..." ibareli markanın görsel ve işitsel olarak güçlü bir benzerlik ihtiva ettiğini, bu benzerliğin markalar arasında bir bağ olduğu ve birbirlerinin serisi olduğu intibaını uyandırdığını, davalı markası kapsamındaki malların müvekkilinin tescilli markasının kapsamında yer alan mallar olduğunu, markaların birbirlerinin yerine ikame edilebilir olacağından tüketicinin diğer markayı tercih etme riskinin bulunduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptali ile başvuru konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, başvuru markasının "..." davacının itiraza konu markasının ise "..." şeklinde olduğunu, her ikisinin de bilinen bir anlamının olmadığını, anılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığını, 5. Sınıfta yer alan ilaçlar açısından ürünlerin reçeteli olarak ancak eczanelerde satılması mecburiyeti karşısında bunların ortalama alıcı kitlesinin doktor ve eczacılar olduğunun kabulü ve iltibas ihtimalinin bu gruptaki alıcılar yönünden değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu, hiçbir hekimin reçeteye davacı markalarını taşıyan ilacı yazmak isterken yanılarak davalı başvurusunun kapsamında bulunan ürünü yazmayacağını, taraf markaları arasında benzerlik olmadığı için iltibas tehlikesinin de bulunmadığını, ilaç emtiasının tüketici kitlesinin bilinçli ve yüksek eğitimli olması nedeniyle yine karıştırma ihtimalinin doğmayacağını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, tüketicinin söz konusu iki markayı daha ilk bakışta ayırt ederek karıştırmayacağını, huzurdaki davaya konu markaların ilaç markası olması nedeni ile karıştırma ihtimalinin değerlendirilirken dikkate alınması gereken kitlenin bilinçli tüketici kitlesi olduğunu ve bu grubun doktor ve eczacılardan oluştuğunu, müvekkiline ait "..." markalı ilaç ile davacıya ait "..." markalı ilacın endikasyonlarının da tamamen farklı olduğunu, bu iki markanın karıştırılmasının mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, sa...