DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 18/09/2025 YAZIM TARİHİ : 18/09/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarih, 2025/593 Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, hukuki niteliği itibarıyla şirket ortağı olan davalının haklı sebeple limited şirketteki ortaklıktan çıkarılması davası olup, istinaf konusu uyuşmazlık ise davacının, davalının dava süresince müdürlük görev ve yetkilerinin tedbiren durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen 16/06/2025 tarihli ara karar ile davacının tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu...
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/2106 KARAR NO : 2025/1749 KARAR TARİHİ : 18/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/593 ESAS
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ...- DAVALI : ... - ...- ... VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 18/09/2025 YAZIM TARİHİ : 18/09/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarih, 2025/593 Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, hukuki niteliği itibarıyla şirket ortağı olan davalının haklı sebeple limited şirketteki ortaklıktan çıkarılması davası olup, istinaf konusu uyuşmazlık ise davacının, davalının dava süresince müdürlük görev ve yetkilerinin tedbiren durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen 16/06/2025 tarihli ara karar ile davacının tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTKnda, sermaye şirketlerinde yönetime dışarıdan müdahaleye, yani şirkete mahkemece yönetim kayyumu atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Sermaye şirketlerinde kayyım atanması ile ilgili olarak, TTK'da bulunan tek madde 617. maddesinin üçüncü fıkrası ile yapılan yollama uyarınca 412. maddesidir. Burada; genel kurula çağrının yapılması için kayyım atanabileceği düzenlenmiştir. TTK'nun, 636/2 maddesi, limited şirketlerde organ yokluğunu ve bunun sonuçlarını düzenlemiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasında fesih davası açıldığında mahkemenin gerekli önlemleri alacağı belirtilmiştir. Bunlar arasında kayyım atanması olduğu da kuşkusuzdur. Diğer taraftan TTK'nun 1. maddesi gereğince; Türk Ticaret Kanunu,Türk Medenî Kanunu'nun ayrılmaz bir parçasıdır. Türk Medeni Kanunu'nda kayyımlık, temsil kayyumu (TMK, m.426), yönetim kayyumu (TMK, m.427) ve isteğe bağlı (iradî) kayyım (TMK, m.428) olmak üzere üç türü düzenlenmiştir. TMK'nun 427/4. maddesinde; Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağı belirtilmiştir. Ayrıca limited şirketlerde müdürlerin atanmaları ve görevden alınmaları genel kurulun devredilmez yetkileri arasında sayılmıştır. (TTK.nun 616/1-b maddesi) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2 ve 3. maddelerinde açıklandığı üzere; her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ...