DAVA : Tazminat (Fikir ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/11/2024 KARAR TARİHİ : 01/08/2025 Mahkememizin 2024/241 Esas sayılı dosyası ile birleşen Mahkememizin 2025/74 Esas sayılı dosyasının, mahkememizin 2024/241 Esas sayılı dosyasından tefrik edilmesine karar verilmiş, mahkememizin yukarıda belirtilen 2025/145 Esas sırasına kaydolunan tazminat (Fikir ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, Ulusal ve uluslararası tüm otoriteler tarafından sinemanın çehresini değiştirdiği kabul edilen, sadece oyunculuğu ile değil karakteriyle de sinemamıza ismini altın harflerle yazdıran, onyıllar içinde aldığı sayısız ödülden de görüleceği üzere başlı başına sanatımızın bir mirası haline gelmiş olan müvekkil ...'ın ... döneminde imza attığı bu yapımların çoğu bakımından, o dönem var olmayan...
T.C. İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/145 Esas KARAR NO : 2025/210
DAVA : Tazminat (Fikir ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/11/2024 KARAR TARİHİ : 01/08/2025
Mahkememizin 2024/241 Esas sayılı dosyası ile birleşen Mahkememizin 2025/74 Esas sayılı dosyasının, mahkememizin 2024/241 Esas sayılı dosyasından tefrik edilmesine karar verilmiş, mahkememizin yukarıda belirtilen 2025/145 Esas sırasına kaydolunan tazminat (Fikir ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, Ulusal ve uluslararası tüm otoriteler tarafından sinemanın çehresini değiştirdiği kabul edilen, sadece oyunculuğu ile değil karakteriyle de sinemamıza ismini altın harflerle yazdıran, onyıllar içinde aldığı sayısız ödülden de görüleceği üzere başlı başına sanatımızın bir mirası haline gelmiş olan müvekkil ...'ın ... döneminde imza attığı bu yapımların çoğu bakımından, o dönem var olmayan haklarını doğal olarak devretmediğini, hatta çoğu yapımda yazılı bir sözleşme dahi akdetmediğini ve buna rağmen, müvekkilin ismiyle ve performansıyla ünlenen bu yapımların on yıllardır çeşitli suretlerde, müvekkilin izni olmaksızın kullanıldığını, müvekkilin ise bu kullanımlardan en ufak karşılık elde edemediğini, ... döneminde icracı sanatçı olarak sinema yapımlarında rol alan oyuncular bakımından, Müvekkil ... bakımından yapılan araştırmalar ışığında, müvekkilin başrol olarak yer aldığı ve ... Filmi olarak tanınan birçok yapım bakımından, davalı yan ile müvekkil arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığını ve bulunamayacağı bir sözleşmenin varlığının öne sürülse dahi davalı yanın gelir elde ettiği mevcut yayma biçimlerinin (..., ..., ..., TV kanalları vb) anılan dönemde ilgili teknolojilerin mevcut olmamasından ve sözleşmelerin yalnızca sinema salonlarında gösterime ilişkin olmasından ötürü ilgili sözleşmelerde FSEK m. 52 hükmünün gereği gibi anılmış olamayacağını, münhasır bir sözleşmeden bağımsız olarak, müvekkilden icracı sanatçı sıfatıyla bu kullanımların gerçekleştirilmesi için 21.02.2001 tarihinden sonra bu kullanımlara ilişkin yeni komşu hakları doğrultusunda alınmış olması gereken izinlerin alınmadığının ortaya çıktığını, bunlar ışığında, sinema salonlarında gösterimleri sonlanmış olmasına rağmen, bu yeni teknolojilere dayanan yayma yöntemleri üzerinden davalı yanca ciddi gelirler elde edildiğini ve anılan kullanımlardaki maddi ve manevi zararların tazmini için işbu davanın açıldığını, müvekkil ...ın icracı sanatçı ve başrol olduğu birçok yapımın ve bu yapımlardan elde edilen kesitlerin, komşu haklara dair yasal düzenlemenin vazedilmesinden sonra çeşitli internet veya televizyon mecraları başta olmak üzere, ... gibi formatlarda çoğaltım sureti dahil olmak üzere yayınlandığı, çoğaltıldığı, satıldığı, umuma arz edildiği, erişime açıldığı ve davalı yanca bu doğrultuda çok ciddi gelirler elde edildiğinin tespit edildiğini, müvekkilin bu eylemlerden kaynaklı o...