Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2022/421 · K. 2025/573
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/421 K. 2025/573

E. 2022/421K. 2025/57310 Temmuz 2025
kredi sözleşmesimenfi tespittespit davasıtazminatgaranti sözleşmesiicra inkar tazminatıbanka garanti sözleşmesiitirazın iptaliiptal davasıbilirkişi raporuborçlu olunmadığının tespitiBSMV
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA: Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 18/12/2014 KARAR TARİHİ: 10/07/2025 Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalı banka tarafından müvekkili hakkında kefil sıfatıyla başlatılan icra takibine konu davalı ile ----- arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 02/03/2012 tarihli olduğunu, bu tarihte davacının şirket yetkilisi olmadığını ve imzalamadığını ayrıca davacının limit artırımında kefil olarak imzası alınan 30/12/2010 tarihinde ise kefil olunan miktarın yazılı olmadığını, asıl kredi sözleşmesinde kefaleti olmayan davacının, limit artırımında kefalet tutarının da yazılı olmaması nedeniyle BK 484. madde gereği icra...

Karar Metni

T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/421 Esas KARAR NO: 2025/573 DAVA: Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 18/12/2014 KARAR TARİHİ: 10/07/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalı banka tarafından müvekkili hakkında kefil sıfatıyla başlatılan icra takibine konu davalı ile ----- arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 02/03/2012 tarihli olduğunu, bu tarihte davacının şirket yetkilisi olmadığını ve imzalamadığını ayrıca davacının limit artırımında kefil olarak imzası alınan 30/12/2010 tarihinde ise kefil olunan miktarın yazılı olmadığını, asıl kredi sözleşmesinde kefaleti olmayan davacının, limit artırımında kefalet tutarının da yazılı olmaması nedeniyle BK 484. madde gereği icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı aleyhine başlatılan icra takibinin dayanağının 12/04/2010 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğunu, İcra takibinde yer alan 02/03/2012 tarihinin hesap revizyon tarihi olduğunu, İlk sözleşmenin imzalandığı 12/04/2010 tarihinde---- üzerinde şirketi temsilen ---- imzanın yer aldığının doğru olduğunu ancak 30/12/2010 tarihinde -------- müvekkili bankaya müracaatla daha fazla krediye ihtiyacı olduğunu bildirdiğini ve aynı sözleşmede limit artırımı talebinde bulunduğunu, buna istinaden, müvekkili banka daha evvel 110.000.- TL olan kredi limitini bu kez 140.000.- TL'ye yükseltiğini ve aynı sözleşmeyi bu kez davacının şahsi kefil sıfatıyla imzaladığını, davaya sebebiyet veren icra takibinin davacının, krediye verdiği şahsi kefalete istinaden açılmış bulunan bir takip olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davalı banka ile dava dışı ---------- arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin davacı tarafından 30/12/2010 tarihinde müteselsil kefil sıfatı ile 140.000.- TL limit ile imzalandığı, davacı ile davalı banka arasındaki kefalet sözleşmesinin, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda aranan şartları taşıdığı, dava dışı şirket tarafından davalı bankadan 142.468,14 TL kredi kullandığı, hesabın 05/11/2012 tarihi itibariyle kat ettiği, hesabın kat edilmesi ile alacak muaccel hale geldiğinden, 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre müteselsil kefil hakkında doğrudan takip yapma imkanının oluştuğu, davacının kefalet limitinin 140.000.- TL olduğu, davacının, davalı banka tarafından icra takibi ile birlikte temerrüte düşürüldüğü, bu durumda davacının sadece kefalet limiti ve takipten sonra işleyecek faizden dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle takiple talep olunan 2.468,14 TL asıl alacak, 2.934,56 TL işlemiş faiz, 146,73 TL BSMV, yıllık %19,50'yi aşan faiz oranında dav...

Atıf Yapılan Mevzuat

AkıllıKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 333

Avansın iadesi

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 484

III. Tazminat karşılığı fesih

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/583 · K. 2025/572

10 Temmuz 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2025/121 · K. 2025/566

10 Temmuz 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2025/120 · K. 2025/564

10 Temmuz 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/811 · K. 2025/570

10 Temmuz 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/471 · K. 2025/568

10 Temmuz 2025