DAVA: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ: 16/01/2023 KARAR TARİHİ: 11/06/2025 Mahkememizde görülen Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı bankanın ---- şubesinde bulunan ----- numaralı vadesiz mevduat hesabı ile ilgili olarak, davalı bankanın müşteri temsilcisi ---- tarihinde davacı müvekkili ---- iletişime geçerek 3 adet EFT işleminin yapıldığını,--- bu işlemler sonucunda hesabın eksiye düştüğünü, Bu bildirimin üzerine davacı müvekkili şirket tarafından EFT işlemlerinin kendileri tarafından yapılmadığının bildirilerek derhal iptal edilmesinin istenildiğini, davalı banka tarafından ------- tutarında 2 adet EFT işlemi iptal edilmiş olsa da ---- tutarında 1 adet EFT işlemi iptal...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/48 Esas KARAR NO: 2025/452 DAVA: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ: 16/01/2023 KARAR TARİHİ: 11/06/2025
Mahkememizde görülen Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı bankanın ---- şubesinde bulunan ----- numaralı vadesiz mevduat hesabı ile ilgili olarak, davalı bankanın müşteri temsilcisi ---- tarihinde davacı müvekkili ---- iletişime geçerek 3 adet EFT işleminin yapıldığını,--- bu işlemler sonucunda hesabın eksiye düştüğünü, Bu bildirimin üzerine davacı müvekkili şirket tarafından EFT işlemlerinin kendileri tarafından yapılmadığının bildirilerek derhal iptal edilmesinin istenildiğini, davalı banka tarafından ------- tutarında 2 adet EFT işlemi iptal edilmiş olsa da ---- tutarında 1 adet EFT işlemi iptal edilemediğini, gerçekleşen eft işlemleri sırasında davacı müvekkili şirketten herhangi bir rıza alınmadığı gibi herhangi bir bilgilendirme de yapılmadığını, Davacı müvekkili şirket yetkilisi tarafından bu olayla alakalı olarak şikayet yoluna da başvurulduğunu, bankalar kendilerine yatırılan paraları 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4. maddesi ve 4389 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesi gereği istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlü olduklarını, Yine Türk Borçlar Kanunu'nda yer alan madde 472/1 uyarınca usulsüz tevdide paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilmekte olduğunu, bu açıdan değerlendirildiğinde ise usulsüz işlemleçekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğunu, mevduat sahibinin aynen bankaya karşı alacağının devam ettiğini, bu hususunun yanı sıra bankaların müşterilerine karşı bildirim yükümlülüğü olduğu gibi müşteriler tarafından yatırılan paraları özenle koruma, güvenliğini sağlama yükümlülüğü yani objektif özen yükümlülüğünün de olduğunu, bu yükümlülüklerine rağmen davalı bankanın ---- işlemleri öncesi ya da sırasında değil; ---- işlemleri gerçekleştikten, hesap eksiye düştükten sonra davacı şirket ile iletişime geçtiğini, 2 adet --- işlemini iptal etmiş ise de 1 adet --- işlemini de iptal edemediğini, Bu durumda davalı bankanın güvenliği sağlayamadığını, özen yükümlülüğüne de aykırı hareket ettiğini, kusursuz sorumluluk sahibi olan bankanın müşteri güvenliğini Sağlayamaması, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi yani kısaca özen yükümlüğününü ihlal etmesinden kaynaklanan ve yukarıda belirtilen kanun maddeleri gereğince hiçbir kusuru bulunmayan davacı müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup uzlaşmanın sağlanamadığını, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan zararın tazminini, davalarının kabulüne karar verilmesini, hiçbir kusuru olmayan davacının uğramış...