Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının ...'in 04.03.2011 tarihinde ... Şirketi ile yaptığı kredi sözleşmesine kefil olduğunu, bu kapsamda borçlunun kullandığı 15.000 TL krediyi geri ödediğini, 2012 senesi içinde ... Anonim Şirketinin, ... tarafından satın alındığını, dava dışı ...'in bu kez ... ile 07.03.2013 tarihinde 35.000 TL limitli bir kredi sözleşmesi imzaladığını, ancak davacının bu kredi sözleşmesinde imzası bulunmadığını, bu nedenle kefaleti olmadığını, bu sözleşme ile dava dışı borçlu ...'ın bilmedikleri miktarlarda çektiği...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/495 KARAR NO: 2025/705 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/11/2021 NUMARASI: 2020/25 E. - 2021/717 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının ...'in 04.03.2011 tarihinde ... Şirketi ile yaptığı kredi sözleşmesine kefil olduğunu, bu kapsamda borçlunun kullandığı 15.000 TL krediyi geri ödediğini, 2012 senesi içinde ... Anonim Şirketinin, ... tarafından satın alındığını, dava dışı ...'in bu kez ... ile 07.03.2013 tarihinde 35.000 TL limitli bir kredi sözleşmesi imzaladığını, ancak davacının bu kredi sözleşmesinde imzası bulunmadığını, bu nedenle kefaleti olmadığını, bu sözleşme ile dava dışı borçlu ...'ın bilmedikleri miktarlarda çektiği krediler var ise de, bunların davacının kefaleti altında olmadığını, buna rağmen ... tarafından asıl borçlu ve davacıya İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacının evli olduğunu, sözleşmede eşinin rızasının ve imzasının da bulunmadığını, istenen faiz oranının da fahiş olduğunu, takip devam ederken, alacağı davalı ...'nin devraldığını, daha önce İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde menfi tespit davası açtıklarını, ancak mahkemenin 2019/654 Esas, 2019/1058 Karar sayılı kararı ile arabuluculuk şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, bunun üzerine 02.02.2020'de arabulucuya başvurulduğunu, toplantıda uzlaşma sağlanamadığını, bu nedenle işbu davayı açmak mecburiyeti doğduğunu ileri sürerek, kredi sözleşmesi ve icra takibi sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının açtığı davanın kötü niyetli olduğunu, tensip zaptının 5 no'lu ara kararında arabuluculuk son tutanağı aslı veya arubulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulması için 1 hafta kesin süre verilmesine karar verildiğini, son tutanağı sunma süresinin 22.02.2020 tarihinde dolmasına rağmen, sunmamış olduğundan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası, 04/03/2011 tarihli genel kredi sözleşmesi, 07/03/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi, ödeme tablosu ve ödenen taksitlerin makbuzları, evlenme cüzdanı, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/654 Esas 2019/1058 Karar sayılı ve 03/12/2019 tarihli ilamı, 02/01/2020 t...