Davacılar vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacılar vekili; davalı kooperatifin 23.06.2021 tarihli genel kurulunun 5 numaralı kararı ile kooperatifin maliki olduğu taşınmazın emlak vergi değerinden az olmamak kaydı ile satışı konusunda yönetim kuruluna yetki verildiğini, emlak vergi değerinin rayiç bedelin çok altında bir değer olduğunu, bu kararın suistimale açık ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, yine aynı maddede kooperatife ait arsanın müteahhitlere %45 karşılığında verilebileceğinin kararlaştırıldığını, oysa daha önceki...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2022/745 KARAR NO : 2025/671
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/02/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/563 E.-2022/121 K.
Davacılar vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacılar vekili; davalı kooperatifin 23.06.2021 tarihli genel kurulunun 5 numaralı kararı ile kooperatifin maliki olduğu taşınmazın emlak vergi değerinden az olmamak kaydı ile satışı konusunda yönetim kuruluna yetki verildiğini, emlak vergi değerinin rayiç bedelin çok altında bir değer olduğunu, bu kararın suistimale açık ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, yine aynı maddede kooperatife ait arsanın müteahhitlere %45 karşılığında verilebileceğinin kararlaştırıldığını, oysa daha önceki genel kurulda bu oranın %50 olduğunu, Genel kurulun 6 numaralı kararı ile yönetimdeki üç kişiden şerefiye payı ödemesinin talep edildiğini, ancak bu kişilerden şerefiye payı talep edilmeyeceğinin 2008 yılındaki genel kurulda kararlaştırıldığını, aynı konunun 2014 yılı genel kurulunda da kararlaştırıldığını ancak genel kurulun buna itibar etmediğini, bu kararın gündemde bulunmadığını, usulüne uygun teklif, tartışma, değerlendirme ve oylama usullerine uyulmaksızın oldu-bitti şeklinde işlem yapıldığını, müvekkillerinin kooperatifin eski yöneticileri olduğunu, yeni yönetimin müvekkillerine husumet beslediğini, 26.10.2008 tarihinde yapılan genel kurulda yönetimin başarılı performansı nedeniyle çok cüz'i miktardaki huzur hakları da gözetilerek kendilerine daire tercih hakkı verildiğini ve bu dairelerden (dubleksler dahil) şerefiye payı alınmamasına karar verildiğini, bu tarihten 13 yıl sonra dava konusu genel kurulda kendilerinden şerefiye payı alınmasına ve 41.500,00 TL. tutarındaki şerefiyenin güncellenmesine yönelik kararın hukuksuz olduğunu, bu tutarın güncellenmesi ile ortaya çıkan rakamın makul bedelin yaklaşık dört katı olduğunu, yasal faizin bir katından daha fazla faiz uygulanmasının Borçlar Kanunu anlamında kesin hükümsüzlük teşkil ettiğini, müvekkilleri bakımından kazanılmış hakkın söz konusu olduğunu, müvekkilleri hakkında bir çok konuda Cumhuriyet Başsavcılığına şikayetler edildiğini, takipsizlik kararları verildiğini, Genel kurulun 4 numaralı kararı ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kendilerinin ibrası için yapılan oylamada oy kullandıklarını, Vekaletle diğer ortaklar ...