DAVA:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/04/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 01.08.2016 tarihinde ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında ..., ... ve... numaralı poliçelerin düzenlendiğini, sigorta aracılığının ... A.Ş. tarafından yapıldığını ve müvekkil ...A.Ş.nin de bu poliçelere dahil edilerek sigorta kapsamına alındığını, müvekkilinin, ... isimli şahsın şirketleri vasıtasıyla yaptığı yat satışlarının finansal kiralama yoluyla gerçekleştiğini, ancak dolandırıcılık şüphesi oluşması üzerine 21.10.2016 tarihinden itibaren konunun hem basına yansıdığını hem de ... Teftiş Kurulunca inceleme başlatıldığını, 08.11.2016...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2023/23 KARAR NO:2025/694 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/06/2022 NUMARASI:2018/353 E. - 2022/443 K. DAVA:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/04/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 01.08.2016 tarihinde ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında ..., ... ve... numaralı poliçelerin düzenlendiğini, sigorta aracılığının ... A.Ş. tarafından yapıldığını ve müvekkil ...A.Ş.nin de bu poliçelere dahil edilerek sigorta kapsamına alındığını, müvekkilinin, ... isimli şahsın şirketleri vasıtasıyla yaptığı yat satışlarının finansal kiralama yoluyla gerçekleştiğini, ancak dolandırıcılık şüphesi oluşması üzerine 21.10.2016 tarihinden itibaren konunun hem basına yansıdığını hem de ... Teftiş Kurulunca inceleme başlatıldığını, 08.11.2016 tarihinde broker firmaya e-posta ile bildirim yapıldığı, hasar dosyasının açıldığı, 28.12.2016da ek zarar bildirimi yapıldığı, 23.01.2017 tarihli e-posta ile delillerin gönderildiği, 15.02.2017 tarihli Teftiş Raporu ile tespitlerin tamamlandığı ve 24.04.2017 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, dolandırıcılık ve sahtecilik nedeniyle doğan zarar için 14.07.2017 tarihli yazı ile davalı sigorta şirketine başvurulmuş, 4.271.595,90 EUROluk zarar bildirildiği halde herhangi bir ödeme yapılmadığını , dava konusu zararların, sigorta poliçesinin Bölüm A, Madde 4 Forgery or Alteration (Sahtecilik veya Tahrifat) hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, çünkü teknelere ilişkin sahte satış senedi, üretici sertifikası ve satış faturası düzenlendiği, tescil işlemlerinin bu sahte belgelerle yapıldığı ve müvekkil şirketin finansal kredi açarak zarara uğratıldığını , bu zarar nedeniyle, TTK m.1427/2 ve 3095 sayılı Kanun m.4/A uyarınca, 24.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 2.314.896,72 EURO tutarındaki alacağın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiğini, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının zarar talebini dayandırdığı sigorta poliçesi, 1 Ağustos 2016 1 Ağustos 2017 tarihleri arasında geçerli olan Para Güvence Paket Poliçesi olduğunu ve poliçede belirtilen teminatların , klozlar ve özel şartlarla sınırlı olarak geçerli olduğunu, davacı tarafın, zararını Bölüm A, Madde 4 (Forgery or Alteration) hükmü kapsamında talep ettiğini, ancak bu hükmün somut olaya uygulanamayacağını, poliçede belirtilen belgelerin (money orders, checks vb.), kambiyo senedi gibi kıymetli evrak veya banka ve ...