Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; ASIL DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı olduğunu, şirketin 1000 payından 100'ünün(%10) müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin adının 24/05/2000 tarihinde, 19/12/2000 Tarihli Ticaret Sicil Gazetelerinde yer aldığını, ancak bu tarihten itibaren müvekkilinin isminin hiçbir ilanda geçmediğini, müvekkilinin ortaklığından çıktığına dair ilan verilmediğini, Ortaklık Payı başlıklı ve Beyoğlu ...Noterliği mühürlü belgede müvekkilinin şirket hisselerin 25/11/2002 tarihinde 700 adedini ...'a, 300 adedini ...'a devretmek suretiyle ortaklıktan ayrıldığının yazıldığı, lakin müvekkilinin hiçbir şekilde hisselerini bir başka kişiye devretmediğini, bu hususta bir sözleşme imzalamadığı, ancak bu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/750 KARAR NO: 2025/835 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/11/2024 NUMARASI: 2023/963 Esas 2024/1101 Karar DAVA: Tespit BİRLEŞEN BAKIRKÖY 5. ATM 2024/79 ESAS SAYILI DAVASI DAVA: Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2025 Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; ASIL DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı olduğunu, şirketin 1000 payından 100'ünün(%10) müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin adının 24/05/2000 tarihinde, 19/12/2000 Tarihli Ticaret Sicil Gazetelerinde yer aldığını, ancak bu tarihten itibaren müvekkilinin isminin hiçbir ilanda geçmediğini, müvekkilinin ortaklığından çıktığına dair ilan verilmediğini, Ortaklık Payı başlıklı ve Beyoğlu ...Noterliği mühürlü belgede müvekkilinin şirket hisselerin 25/11/2002 tarihinde 700 adedini ...'a, 300 adedini ...'a devretmek suretiyle ortaklıktan ayrıldığının yazıldığı, lakin müvekkilinin hiçbir şekilde hisselerini bir başka kişiye devretmediğini, bu hususta bir sözleşme imzalamadığı, ancak bu noktadan itibaren şirketin diğer paydaşları tarafından usulsüzlükler yapıldığını, müvekkilinin hukuka aykırı bir şekilde ortaklıktan ayrılmış gibi gösterildiğini, müvekkilinin şirket ortaklığının devam ettiğinin tespitinin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacının, % 10una tekabül eden payların 2002 yılına kadar süren bu pay sahipliğinin davacı ile ... ve ... arasında imzalanan Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmeleri ile son bulduğunu, söz konusu hisse devir sözleşmeleri ile davacı sahip olduğu toplam 1.000 adet hissenin 700 adedini ...a, 300 adedini ise ...a geçerli bir şekilde devrettiğini, davacı söz konusu asılsız iddiaları ile 2018 yılında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ancak İstanbul C Başsavcılığı 22 Haziran 2020 tarih ve 2018/185674 soruşturma 2020/42909 karar sayılı dosyası ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, davacının itirazının İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği'nin 13 Kasım 2020 tarih ve 2020/3507 D.İş sayılı kararı ile reddettiğini, aradan geçen 19 yıl düşünüldüğünde davacının her türlü talebinin zamanaşımına uğradığını, 20 yıllık sürede davacı tarafın şirketten ve/veya yetkililerinden herhangi bir talepte bulunmadığını, şirketin pay sahibi olduğunu iddia etmesine rağmen herhangi bir soru dahi sormadığını, olağan genel kurul toplantısı daveti almaması karşısında şirket yetkililerine başvurmamasının davacı taraf iddialarının mantığa aykırılığını ortaya koyduğunu, davacı iddiaları tamamen hayal ürünü olup işbu dilekçe ekinde sundukları bizzat davacının imzasını havi hisse devir sözleşmeleri gereğince davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Asıl davada davanın reddine ilişkin kararın istinaf...