Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbire itiraz edenler davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... mirasçıları ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararının ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğini, somut olayda uyuşmazlık konusu zararın tazmini iddiası diğer bir anlatımla alacak iddiası olduğunu, bu nedende müvekkilinin menkul ve gayrimenkul malları uyuşmazlık konusunu oluşturmadığından söz konusu mallar üzerine ihtiyati tedbir konulmasının hukuki dayanağı da bulunmadığını, davacının 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında huzurdaki davayı açma hak ve yetkisi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/512 KARAR NO:2025/510 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/01/2025 (Ara Karar) NUMARASI:2023/571 Esas (Derdest) TALEP:İhtiyati Tedbire İtiraz İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/04/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbire itiraz edenler davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... mirasçıları ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararının ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğini, somut olayda uyuşmazlık konusu zararın tazmini iddiası diğer bir anlatımla alacak iddiası olduğunu, bu nedende müvekkilinin menkul ve gayrimenkul malları uyuşmazlık konusunu oluşturmadığından söz konusu mallar üzerine ihtiyati tedbir konulmasının hukuki dayanağı da bulunmadığını, davacının 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında huzurdaki davayı açma hak ve yetkisi bulunmadığının açık olduğunu, aksi kabul anlamına gelmemekle birlikte mezkur yetkinin ... tarafından verilen kararla iflas idaresine verildiği iddia edilse dahi 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 133. maddesinde açıkça Faaliyet izni kaldırılan bankaların tasfiyelerinin tamamlanması ancak iflas veya tasfiye masa alacaklarının tahsil edilememiş olması halinde, bankanın sorumlulukları tespit edilen ortakları, yönetim kurulu eski üyeleri ve denetçileri aleyhine varsa ibralarının iptali ve işlemleri nedeniyle verdikleri zararın tazmini için tasfiyenin tamamlanmasını müteakip beş yıl içinde ... tarafından dava açılabilir. şeklinde belirtildiğini, ... tarafından dava açılması tasfiyenin tamamlanması şartına bağlandığını, halihazırda müflis bankanın tasfiyesi ... sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, görüldüğü üzere bankanın tasfiyesi henüz tamamlanmamış olduğundan maddede aranan koşulun gerçekleşmemiş olması sebebiyle iflas idaresinin kendisine yetki verildiği ihtimalinde dahi işbu maddeye dayanarak sorumluluk davası açması mümkün olmadığını, bu itibarla; davacının dava açma yetkisi dahi yokken ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili itiraz dilekçesinde özetle; anonim ortaklıklarda, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu açısından zamanaşımı süreleri kabul edildiğini, TTK 560. maddesinde sorumluluktan kaynaklanan davalar eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresine bağlandığını, müvekkilinin 2009-2010 tarihleri arasında 1 yıl (bir yıl) süre ile yönetim kurulu üyesi olduğu dikkate alındığında, sürenin sona erdiğinin açık olduğunu, yine ...