Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 1948 yılında Norveç'te kurulan bir firma olduğunu, müvekkili şirketin İskandinavya bölgesinin önde gelen küçük elektrikli ev aletleri tedarikçilerinden biri olduğunu, davalının ... sayılı "...." markasını tescil TPMK nezdinde adına tescil ettirdiğini, söz konusu markanın müvekkili şirkete ait markanın ve unvanının birebir aynısı olduğunu, müvekkili şirketin iştigal alanındaki emtialar için tescillendiğini, kelimenin tamamen müvekkili tarafından oluşturulan bir marka olduğunu ve müvekkilinin hususiyetini taşıdığını, davalının söz konusu tescilinin müvekkilinin haklarını hilal ettiğini ileri sürerek, davalı adına ... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/179 KARAR NO : 2024/206
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 29/07/2024 KARAR TARİHİ : 11/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/11/2024
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 1948 yılında Norveç'te kurulan bir firma olduğunu, müvekkili şirketin İskandinavya bölgesinin önde gelen küçük elektrikli ev aletleri tedarikçilerinden biri olduğunu, davalının ... sayılı "...." markasını tescil TPMK nezdinde adına tescil ettirdiğini, söz konusu markanın müvekkili şirkete ait markanın ve unvanının birebir aynısı olduğunu, müvekkili şirketin iştigal alanındaki emtialar için tescillendiğini, kelimenin tamamen müvekkili tarafından oluşturulan bir marka olduğunu ve müvekkilinin hususiyetini taşıdığını, davalının söz konusu tescilinin müvekkilinin haklarını hilal ettiğini ileri sürerek, davalı adına ... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının markasının, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olmayıp ülkesellik ilkesi gereğince tescil olmayan ülkede hükümsüzlük davası ikame etmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin marka başvurusu, davacının markasından haksız fayda, kazanç sağladığı anlamına gelmediğini, davacının herhangi bir zararı var ise, bunu kanıtlamakla yükümlü olduğunu, bu hususlar dahilinde müvekkili markasının tüketici tarafından da bu haliyle tanınıp, benimsendiğinin söylenebileceğini, müvekkili firmanın, milli ekonomiye katma değer sağlayan, yasalara saygılı, kimsenin hakkına tecavüz etme amacı olmadan ticari faaliyetlerini gerçekleştirdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraf vekilleri UYAP üzerinden sunmuş oldukları dilekçeleri ile, tarafların haricen sulh olduklarını, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını ve sulh protokolüne göre karar verilmesini talep etmişlerdir. Taraf vekillerinin vekaletnamelerden sulhe yetkilerinin bulunduğu ve talebin davayı sonlandırır nitelikte olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin talepleri gözetilerek HMK 315/1 maddesi uyarınca dava konusuz kaldığından ayrıca esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Taraflar arasında tanzim ve ibraz olunan 11/10/2024 tarihli sulh protokolünün tasdikine, sulh nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harcın yeterliliğine, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Her bir tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Evrak üzerinde yapılan inceleme neticesinde k...