Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Vekil eden ... lehine ....'nin ... Şubesi'nden Ticari Kredi Sözleşmeleri tanzim edildiğini, ....'nin taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle kredi hesaplarını kat ettiğini bildirir ihtarnameler keşide ettiğini, yaklaşık 6 ay gibi bir süre sonra da müvekkil firma ve yetkilisi ... aleyhine Antalya (Kapatılan) ...İcra Müdürlüğü .../... Esas,.../... ve .../... Esas numaralı dosyaları üzerinden icra takipleri başlatıldığını, ancak müvekkil firmaya kat ihtarnamelerinin gönderilmesinin ardından icra takibi başlatıldığı tarihe kadar kullanılan kredi taksitlerinin düzenli tahsil edilmeye devam edildiğini, hatta icra takibi başlatıldıktan sonra dahi anılan kredi borçları hiç kat edilmemiş gibi kredi taksitlerinin...
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/268 Esas KARAR NO : 2025/268
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 18/12/2020 KARAR TARİHİ : 17/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Vekil eden ... lehine ....'nin ... Şubesi'nden Ticari Kredi Sözleşmeleri tanzim edildiğini, ....'nin taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle kredi hesaplarını kat ettiğini bildirir ihtarnameler keşide ettiğini, yaklaşık 6 ay gibi bir süre sonra da müvekkil firma ve yetkilisi ... aleyhine Antalya (Kapatılan) ...İcra Müdürlüğü .../... Esas,.../... ve .../... Esas numaralı dosyaları üzerinden icra takipleri başlatıldığını, ancak müvekkil firmaya kat ihtarnamelerinin gönderilmesinin ardından icra takibi başlatıldığı tarihe kadar kullanılan kredi taksitlerinin düzenli tahsil edilmeye devam edildiğini, hatta icra takibi başlatıldıktan sonra dahi anılan kredi borçları hiç kat edilmemiş gibi kredi taksitlerinin yatırılan tutarlar ile hesap üzerinden tahsil edilmeye devam edildiğini, . sonuç itibariyle müvekkil firmadan tarafından kredi kapanışı, faiz, vergi, kur farkı vs. adı altında fazladan tahsilat yapıldığını belirterek davanın kabulü ile, bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecek ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte müvekkil firmaya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalı vekili ... tarihli beyan dilekçesinde özetle; tebligatın usulsüz olduğunu, bilirkişi hesaplamalarının yerinde olmadığını, davacıya faiz indirimi yapılarak dosyanın kapatılmış olduğunu, ayrıca dava istirdat davası olup, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, zira ödeme tarihlerinden itibaren 1 yıllık sürenin çoktan geçtiğini, mahkemece ödeme tarihleri değil de dosyaların kapanış tarihlerinin dikkate alınması durumunda her 3 dosya için de kendileri tarafından yapılan haricen tahsil bildirimlerinin ve dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin taleplerin ... tarihinde yapıldığını, davacının ... tarihinde arabulucuya başvurduğunu, bu sürecin ... tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlenerek sonlandığını, arabuluculuk kanunun 18-A maddesinin 15.fıkrasına göre arabululuculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zaman aşımının duracağı ve hak düşürücü sürenin işlemeyeceği, olayda davacının 1 yıllık hak düşürücü sürenin bitmesine 16 gün kala ... tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurarak süreyi durdurduğunu, dolayısıyla davanın hak düşürücü süreden reddedilmesi gerektiğini, ayrıca borçlunun takibe itiraz edip sonradan itirazını çektiğini ve borca itiraz davasından da feragat ettiğini, dolayısıyla eldeki istirdat davasını açmada hukuki yararının bulunmadığını, rapordaki hesaplamaların ...