Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflarınca dava konusu ihtilafa ilişkin olarak dava şartı olan arabulculuk uyuşmazlık çözüm yoluna başvurulduğunu,... arabuluculuk numarası ile görülen arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, sigortalı firmaya ait tersanenin 3 nolu iskelesinin Bölüm B yapısında, 29-30.11.2021 tarihlerinde meydana gelen fırtına sebebiyle iskeleye bağlı geminin kontrolsüz salınım yaparak iskelenin üst yapısına çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, yaklaşık 239 m'lik iskelenin (Bölüm B), 60 m.lik kısımda yer alan paspayı, döşeme, donatı, kiriş ve baba gibi muhtelif kısımlarında hasarlar oluştuğunu, net zarar miktarı olan 705.567,04 TL'nin müvekkilince sigortalısına tazmin edildiğini, davalının huzurdeki davadan TBK...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/557 Esas KARAR NO : 2025/276
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/09/2024 KARAR TARİHİ : 15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflarınca dava konusu ihtilafa ilişkin olarak dava şartı olan arabulculuk uyuşmazlık çözüm yoluna başvurulduğunu,... arabuluculuk numarası ile görülen arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, sigortalı firmaya ait tersanenin 3 nolu iskelesinin Bölüm B yapısında, 29-30.11.2021 tarihlerinde meydana gelen fırtına sebebiyle iskeleye bağlı geminin kontrolsüz salınım yaparak iskelenin üst yapısına çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, yaklaşık 239 m'lik iskelenin (Bölüm B), 60 m.lik kısımda yer alan paspayı, döşeme, donatı, kiriş ve baba gibi muhtelif kısımlarında hasarlar oluştuğunu, net zarar miktarı olan 705.567,04 TL'nin müvekkilince sigortalısına tazmin edildiğini, davalının huzurdeki davadan TBK md. 49 uyarınca kusursuz sorumlu olduğunu, toplam 705.567,04 TL maddi tazminat alacaklarının ödeme tarihinden itibaren avans faizi, mahkeme masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan ve davalıya ait araç ve gayrimenkul kayıtları üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tebligat icra edilmeksizin ve teminatsız olarak HMK m.389 ve m.392 uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin rıhtımda kazaya neden olan geminin donatını olmadığını, donatan sıfatına haiz olmayan müvekkili şirketin hukuki anlanma sorumlu tutulamayacağını, dolayısıyla davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının halefiyet sıfatına haiz olduğunu sigortalısına yaptığı herhangi bir ödeme veya belge ile ispat edemediğini, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ödeme sigota poliçesi kapsamında olmadığını, bu nedenle ödemenin lütuf ödemesi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğini, dolayısıyla sigortalısının halefi sayılmayacağından aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 121.maddesi uyarınca davaya ilişkin cevaplarına hukuki dayanak yaptığı belgeleri, taraf sayısından birden fazla olarak mahkeme dosyasına sunması ve taraflara tebliğ ettirmesi gerektiğini, davacı tarafın davasına karşı dayanak yaptığı belgelerin taraflarınca tebliğ edilene dek işbu dilekçede yer alan beyanlarını detaylandırma, cevap ve savunmalarını genişletme, değiştirme ve bu doğrultuda yeni belge ve deliller sunma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkilinin lehine olan açıklamaları halel getirmemek şartıyla, hasar poliçe kapsamında olmamakla birlikte davacı tarafından yapılan tazminat ödemesinin de poliçe kapsamında yapılmadığını, davacının yaptığı ödeme "hatır ödemesi" olarak neticelendirileceğini, hasarın meydana gelme...